tanin 7: RUM BASINI

Rum gazetelerinden Prosodos’un (1) bazı yazılarını izleyerek son inkılâptan sonra kendilerine arkadaşlarıyla halisane surette muamele ettiğimiz, bir gizli fikre kapılmayarak kendilerini dostluk kucağımıza almak istediğimiz Rum vatandaşlarımızın her gün gazetelerde ne gibi bir yasak gıdayı bulmakta olduklarını göstermiştik. Fakat bilemeyiz, bu basına Rum basını demek ne dereceye kadar doğru olabilir. Çünkü Yunan vatandaşlığında bulunan müdürler,…

tanin 6: Osmanlı Unsurlarının Birleşmesi

Rum gazeteleri Genç Türkler’in (1) bütün Osmanlı unsurlarını birleştirerek hepsini Türk yapmak gibi bir fikre bağlandıklarına karar verdikten sonra kendilerinin hiçbir zaman milliyetlerini unutmayacaklarını emin oldular ve ilân ettiler. Bu kesin kanıya ve açıklamaların hiçbir gereği yoktu zannediyoruz. Çünkü Genç Türkler’in hiçbirinde Rum’u, Ermeni’yi, Bulgar’ı Türk yapmak fikri mevcut değildir. Artık yirminci yüzyılda bir topluluğa…

alemdar 31, SON: Muhalefetin Birliği Etrafında

HÂLÂ RENK KÖRLÜĞÜ DEVAM EDİYOR Muhterem Lütfi Fikri Beyefendi (1); evvelki günkü baş makalesinde üç gün evvel yine bu sütunlarda “Muhalefetin Birleşmesi Gereği”ne dair yazmış olduğumuzu konu ediyorlar… Pek ziyade … eylediğimiz bir siyasi şahsiyet sahibi oldukları için düşüncelerini ve inancını sade bir suskunlukla karşılamaya razı olamadık. Esas itibarıyla Lütfi Fikri Bey’in ve bizim düşüncelerimizde,…

alemdar 30: Ne Haldeyiz ve Şimdi Ne ile Meşgulüz?

Dünkü “Yeni Gün” Bizans Hastalığı manşeti altında baş makalesini manşet eylediğimiz bu sözlerle tamamlıyordu! Her şeyden önce bildirmeliyim ki, biz karşı olduklarımızın şahıslarına değil anlayışlarına muhalif bulunuyoruz. Yunus Nadi Bey (1) bu makalesinde o derece kendini zorlayarak anlayışını ortaya koyuyor ki; bunu her satırda, her kelimede görmemek, anlamamak imkânı yok! Aynı zamanda Yunus Nadi Bey…

alemdar 29: KAŞKARİKO! (1)

Dünkü Vakit’in başyazarı Ahmet Emin Bey (2) bütün saçmaları karşısında koruduğu o sahte ciddiyeti ile seçimler meselesini değerlendiriyor. Bu seçimler o derece ciddiyetten uzak bir mesele ki olsa olsa mizah gazetelerine bir büyük sermaye teşkil edebilir. Ahmet Emin Bey’in bu sahte ciddiyetini gördükçe bunun da yine öyle bir gazeteye sermaye teşkil edeceğine şüphe etmiyoruz. Vakit…

Tanin 5: KUVVET ve SİYASET

Anadolu’ya Yunan kuvvetleri girerek milli varlığımız tehlikede kalınca bütün millet hakikati anladı, bir milli harekât başladı. Bu harekât başlangıçta düzensiz bir şekilde iken gittikçe bir esas çerçevesinde tertip olunarak nihayet bugünkü birlik durumu doğdu. Anadolu milli harekâtı yalnız dış ve iç düşman ile uğraşmak mecburiyetinde değildi. Onun karşılaştığı en büyük tehlike yine bizim kendi içimizden,…

Menemen Vak’ası ve KURBAN KUBİLAY

Devletin ilk ve orta eğitim tezgahında tornadan geçen hafızalara kazınan aynıdır: 23 Aralık 1930 günü Menemen’de, Cumhuriyet devrimlerine karşı Derviş Mehmet önderliğinde ayaklanan gericiler, onları engellemeye çalışan “öğretmen” yedek “subay” Kubilay’ı, başını “kör testere” ile keserek şehit ettiler! Kahrolsun “gerici”ler! Bir asrı devirmek üzere olan “Menemen Vak’ası”nın bütün hikayesi bu dört kelimeye sıkıştırılmıştır: Subay, öğretmen,…

alemdar 28: HÜRRİYET ve İTİLÂF’ın ÜSTÜNLÜĞÜ

Hadiseler ve seçimler neticesinde üstünlük Hürriyet ve İtilâf’ta kaldı; Hürriyet ve İtilâf hak kazandı ve hakiki muhalefet kuvvet buldu. Bu kuvveti iyice anlatmadan ve ispat etmeden evvel vaziyeti özetleyelim. Sabık sadrazam Ferit Paşa hazretleri iktidardan çekileli iki buçuk ay oluyor; ona karşı olanların iddiasınca sadrazamlığı memleketten yararına bir çok teşebbüslere ve icraata mani idi. Milletin…

Tanin 4: SİYASİ FAALİYET

Şimdiki bunalımın ilk günlerinden hatta ilk alametlerinden beri bu sütunlarda ısrarla müdafaa ettiğimiz kabullerin harbin çıkmasının muhakkak geciktirilmesi lazım geleceğine dair olan kısmının, evvelki gün geç vakit gelen haberlerle incelenmesi ve doğrulanmasının gerçekleşmiş olduğuna okuyucularımız dikkat etmişlerdir. Bugün artık harp çıkmış, bütün Avrupa, kırk seneden beri pek az düştüğü büyük ve müthiş bunalımlardan birine daha…

alemdar 27: GELDİLER DE NE OLDU?

Evet nihayet geldiler… Bunca feryatlardan, şamatalardan, yaygaralardan sonra nihayet Fındıklı Sarayı’nın debdebeli salonlarında toplanıp, konuşmaya, dertleşmeye, halleşmeye muvaffak oldular. Hoş geldiler sefa geldiler. Lakin orada bir toplanı vermekle her iş bitti mi?.. Bundan sonra; reaya (1) güvende ve rahat, cihanı baştan ayağa Turani (2) deyip artık vatanın geleceğinden endişe etmeksizin huzur ve sükun içinde yaşayabilecek…