“İSTİKLÂL” Nedir (5)

yüzleşme yazıları İzmir’in, “soylulara karşı köylüleri” savunmak için yola çıkan “Köylü” adlı bir İslâm millet gazetesi, Meşrutiyet ilânının üstünden iki ay bile geçmeden ne diyordu, hatırlayalım: “Müslümanlar diğer vatandaşlarının ağabeyisi yani büyük kardeşleridir…” (Hakimiyet Meşrutiyet, Köylü gazetesi başyazı,30 Eylül 1908) Uzun lâfın kısası: Türkiye tarihinde meşrutiyet denilen, hem de bir değil iki kere ilân edilen…

“BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” (27- Şimdilik SON)

Yüzleşme Yazıları “İttihat Terakki Müslüman Türk kültürüyle pek bağdaşmamasına rağmen pozitivistlerin materyalizmini benimsemişti. İzmirli Müslümanlarla daha doğudaki şehirlerde yaşayanlar arasında bir fark vardı elbette. Müslümanlarla gayrı müslimlerin hukuken eşit olmasına Konya’da hiç sıcak bakılmıyordu. Fakat İttihat ve Terakki, ne İzmir’de ne de başka bir yerde homojen bir politik söyleme sahip değildi. Söylemin ayan beyan ortada…

“BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” (26)

Yüzleşme Yazıları “Ekim (1914) ortasına gelindiğinde, Enver Paşa’nın talep ettiği iki milyon sterlin altın olarak Almanya’dan gelmişti.”[1] İslâm milletin “kâfir”lerin parasıyla savaşa girmesi “Şeriat”a uygun muydu? Hristiyan parası ile “İslâm istiklâli”ne kavuşmak “caiz” miydi? Sadece soruyorum değerli Maalouf, cevabı bilgim dahilinde değil, elbette bunun cevabını, günümüzde sayıları artan “din alimleri” verecektir…                                                     **       **       **…

 “BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” (25)

Yüzleşme Yazıları “Akşamın bir vaktinde birkaç yüz mahkûmun Türk cezaevinden kaçmasına izin verildi. Kaçanlar dışarıdan yardım almış gibi göründüklerinden bu durum problem doğuracak bir gelişmeydi. İtilaf Devletleri hapishane kontrolünün (denetçi) Yunan ilhakine karşı çıkan İtalyan yöneticisi Binbaşı Carossini’nin mahkûmların kaçışına yardım etmiş olması neredeyse kesindi.”[1]  İzmir’i İtalyanların işgal etmek istediklerini ve İttihatçıların İtalya işgalinden yana…

“BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” (24)

Yüzleşme Yazıları İtilaf Devletleri “Almanya’ya bir Kartacalı barışı dayatırken, Yakın Doğu’daki tasfiyeyi ağırdan aldılar, çünkü herkesin o bölgeyle ilgili kendi tasarısı vardı ve anlaşmaları gerçekten de zordu.”[1]                                                    **       **       ** “Özel görev” ile İzmir’e gönderilen, Nurettin Paşa (Sakallı) üstün hizmetleriyle bu göreve lâyık görülmüş olmalı. O hizmetlerin belli başlıları, “çok güvenilir “bir kaynağa göre…

“BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” (23)

Yüzleşme Yazıları “Kamu yararı, insanların ihanet etmelerini, yalan söylemelerini ve katletmelerini gerektirir!”[1] Yalan “hakikat”e ihanettir. Kurtuluşlar ve zaferler konusunda “kamu yararı” gözetenlerin yazdığı ve söyledikleri “gerçek” ile yetinmek insanları iradeleri dışında “hakikat”e ihanete sürükler. “Kamu yararı” karşısında insan “gerçekçi” olmayı bırakabilmeli, vicdanıyla “geçmişin hakikati” aramaya koyulmalıdır…                                                       **       **       ** 9 Eylül sabahı Ankara hükümeti…

“BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” (22)

Yüzleşme Yazıları “Osmanlı İmparatorluğu savaşın dehşetinden etkilenmeye başlamışken, Smyrna bir barış adası olmaya devam etmekteydi…”[1] Meselâ şehrim yanıp yıkılmadan altı ay önce “barış” ihtimali doğduğundan, yani “felaketten kaçınabilme” imkân ve ihtimalinden söz etmiştim, hatırlarsın sevgili Amin. Kaydetmem gereken bunun kadar önemli bir nokta daha var: “İzmir’in özerkliği.”                                                      **       **       ** Philip Mansel’in, Vangelis Kechiriotis’ten…

“BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” (21)

Yüzleşme Yazıları “Bozgun ve toprak kaybıyla baş etmenin farklı biçimleri olabiliyor. Tarihte pek çok kez sonuç almış askeri seçenek yeğlenebilir ama sınavdan başarıyla çıkmak için başka yollar da benimsenebilir. Önemli olan serinkanlı düşünmek, artıyı eksiyi iyice tartıp biçmek, sonra da en avantajlı doğrultuyu belirleyip kararlılıkla yürümektir.“[1] Altı yüz yıllık “fetihçi” Osmanlı geleneğinde yetişmiş, askeri seçenek…

 “BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” (20)

Yüzleşme Yazıları “Azınlıkların en doğal tepkisi, dar topluluk aidiyetlerini (partikülarizm) beyan edip onun içine kapanmaktır, onu aşmaya çalışmak değil…”[1] Benim şehrimde durum pek öyle değil… Çünkü, Müslüman olmayan her millet paşalar ve beyler için “azınlık”tır, ama “azınlıklar”ın toplamı “Müslümanlar”dan çoktur ve içine kapananlar “hakim millet” Müslümanlardır!                                                     İslâm milletin İzmir’de “azınlık” olma hâli, yani hem “milleti…

“BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” 19

Yüzleşme Yazıları BÜYÜK İZMİR YANGINI ve İZMİR HAFIZASI “Σαν τησ Σμυρνησ το γιαγκινι / Στο ντουνια δεν εχει γινει…  İzmir yangını gibisi görülmedi  dünyada…” sözleriyle başlayan bir ağıt yakıyor şehri yanarken yüreği yanan İzmirli… Ve, modern İzmir, Batılı İzmir, “aydınlanmış” İzmir bu yangında ölen çocuk, kadın ve yaşlı binlerce hemşerisini hiç ama hiç hatırlamıyor, BU…

 “BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” (18)

Yüzleşme Yazıları “Nasıl ki en iyi perdahlanmış demir bile paslanmaya uzak değilse, en medeni imparatorluklar da her zaman barbarlığa aynı ölçüde yakın olacaktır…”[1]                                                      Bir arada yaşama arzusu ve çabasını sadece İzmir’in “Marksist esinli siyasal hareketler”iyle sınırlarsak, Meşrutiyet’in fikir zengini şehri İzmir için eksik kalır, haksızlık olur.                                                   Meselâ, onun yazdıklarını okuyanların kendine göre sıfatlandırması ması ile…