“İSTİKLÂL” Nedir? (9)

“’Vatan haini’ kavramının objektif bir anlamı olduğu çok şüphelidir.., eğer bununla ‘vatana kötülük etmek’ kastediliyorsa, böyle bir kötülüğün gerçekten de var olup olmadığını ‘vatanın iyiliği’yle ilgili politik düşüncelerimizden ve içinde bulunulan şartlardan bağımsız olarak belirlemeye imkân yoktur. Daha da önemlisi, kimin ‘vatan haini’ olduğunu belirleyebilme konumu bilgiye ve gerçeklere dayanan moral bir otoriteyle ilgili olmayıp,…

“İSTİKLÂL” Nedir? (4)

yüzleşme yazıları “Ehl-i kitap’tan Allah’a ve âhiret gününe inanmayan, Allah ve resulünün yasakladığını yasak saymayan ve hak dine uymayan kimselerle, yenilmiş olarak ve kendi elleriyle cizye verinceye kadar savaşın.”( Tevbe suresi, ayet 2) “İstiklâl”, esas olarak bu ayetin emridir. “Hak dine uymayanlar” ile savaş “caiz”dir! Caiz, yani İslâm dini bakımdan yapılmasında sakınca olmayan,  izin verilen…

“İSTİKLÂL” Nedir? (1)

yüzleşme yazıları Ne anlama geliyor şu dillerden düşmeyen bu kelime? Herkesin rahatça cevapladığına eminim! Ama… “Mete Tunçay, Erik Jan Zürcher, Şerif Mardin, Nilüfer Göle, Büşra Ersanlı, Taha Parla, Levent Köker gibi bilim insanları Türk toplumunu ve siyasetini bunaltan, nefes alınmaz hale getiren(lerin-tu) tahakkümünden kurtulup özgürleşmenin tek çaresinin yakın tarihimizi bütüncül bir şekilde sorgulamaktan, eleştirmekten, doğru…

BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ve “SOYKIRIM” (1)

Ankara’da Millet Meclisi (BMM), yani “Kurucu Meclis”, “Gazi Meclis” yani, 14 Eylül 1922 günü “Ermeni malları”nı dördüncü madde olarak gündeme alır! Gazianteb Mebusu Ali Cenanı Bey, “Ahar mahallere (başka yerlere) nakledilmiş eşhasın (kişilerin) tasfiyeye tâbi tutulan emvali (malları) hakkındaki 8 Kânunsani 1336 (Ocak 1920) tarihli kararnamenin reddedilmesi”ne dair bir önerge verir. Nereden çıktı şimdi bu…

TÜRKLEŞTİREMEDİKLERİMİZDEN MİSİNİZ?!

Ermeniler 1915’te tam “temizlenemedi!”. Anadolu’da kimsesiz kalmış bir avuç  Ermeni’yi hall’etmek kolaydı. Ama İstanbul’da hâlâ Ermeniler vardı! Sene 1922. “24 Aralık’ta Pera-Asmalı Mescit’teki Diana Oteli’nde toplanan 40 kadar kişi,” ki bunlar Hıristiyan ve İslâm okul arkadaşlarıdır, “28 Eylül 1919’da kurulmuş olan Garabetyan Mezunlar Cemiyeti(ni), Ermeni-Türk Teâli Cemiyeti’ne”(Ermeni-Türk Yükselme Derneği)dönüştürürler. (1) Cemiyeti kuranlar, Ermenilerin mahrum bırakıldıkları…

Mekan 5: YANGIN ve Bir Okul Hikayesi…

“1922 yılının Eylül ayındaki yangından bahsetmek istiyorum. 1922 yılında bu “bilgi tapınağı” yeniden inşa edilmiş ve tamamlanmış durumda faaliyete geçmeye hazırlanırken, öngörülen tarihten tam 3 ay önce 1922 senesinin Eylül ayında İzmir’in mahvı ve ardından Rumların, atalarının yüzyıllar boyunca yaşadıkları topraklardan zorunlu ve temelli ayrılışı gerçekleşti. İzmir’in en büyük kısmını yakan yangın, sadece Evangeliki Okulu’nun eski binasını değil, aynı zamanda Kütüphaneyi, Arkeoloji Müzesini, Fizyoloji-Antropoloji Müzesini ve her şeyi kül etti…”

YANGIN ve HOŞSOHBET KALAFATÇI

Türkiye silinmiş hafızalar ülkesidir ve burada insana “insan” olarak bakılmaz; “biz” ve “ötekiler” diye bakılır.Cumhuriyet devraldığı “İslam-Türk” İttihatçı bakışını korumakla kalmaz, zenginleştirir. Kabaca üç kol türer bu damardan:Birincisi “modern-laik” kol, “biz Atatürkçüler” ve “öteki”ler anlayışı. İkincisi “muhafazakâr” kol, “biz Müslümanlar” ve “öteki” kâfirler anlayışı.Üçüncüsü “ırkçı-milliyetçi” kol, “biz Türkler” ve “öteki”ler anlayışı.Bu üç farklı “öteki”leştirmede “biz”…

18 Eylül 1922, YANIK İZMİR TÜTERKEN …

“Kurucu Meclis” Ne Konuşur? İzmir için için tütüyor. Yanacak, yakılacak ev ve işyeri kalmadığı için alevler göğe yükselmiyor artık, “Güzel İzmir” tütüyor … 17 Eylül Pazar’dır, toplantı yoktur. “Kurtuluş”tan bir hafta sonrasında. 16 Eylül 1922’de, yangından –habersiz- “Kurucu Meclis”in yüz üçüncü toplantısında yine kanıksanmış “zafer” kutlamaları vardır. Tek tek okunur, epeyi zaman harcanır kutlamalar için.…

masal 25: “İHTİLALCİ” ve TABİAT KANUNLARI

“Dün bir, bugün iki…”  Meclis-i Mebusan seçilip toplanalı daha üç ayı bulmamıştır, Selanik “ihtilalci” zabitleri, Balkanlar’daki “vatani” görevi unutur, boğazına kadar siyasete batar… “İhtilal” Abdülhamit’in anayasayı yürürlüğe koymasıyla bitmez, yeni “ihtilalci” planlar peşinde koşulur. Sadrazam indirilir, nazır değiştirilir! Mektepli zabitler ne zamandır Alman hocaların elindedir ve Alman hayranı olup çıkmıştır! Yemez içmez; Almanya aşkı ve…

CORONA-19’A GEÇMİŞTEN BAKIŞ-4

Ekoloji kavramı Marks'tan sonra doğdu (ilk olarak 1834-1919 yıllan arasında yaşayan Alman zoolog Ernest Haeckel tarafından kullanıldı) ve bir bilim olarak yüzyılımızda gelişti... Marks döneminin bilgi ve gelişim perspektifleriyle bir ekoloji konsepti geliştirilemezdi...