Yangın 10 ve SON: DANTE’nin CEHENNEMİ…

“Büyük Yangın” ile İzmir bütün Hıristiyan İzmirlilerden “kurtulmuş!” olur;  İzmir’i İzmir yapan işçi sınıfından, İzmir’i İzmir yapan ince sanatların hünerli ellerinden, ticaret ve sanayi burjuvazisinden kurtulmuş (!) olur... “Kurtuluş Yangın”ı; çok dilli, çok dinli yakın arkadaşları öldürmüş, arkadaşlıkları soldurmuş, kurutmuş, yok etmiştir. Neden? Onlar Hristiyan’dır, onlar Türk değildir, onlardan “kurtuluş farz”dır, onlardan “kurtuluş istiklâle kavuşmak”tır……

yangın 9: Keşke BARIŞ OLSAYDI, İzmir Yanmazdı…

“Kurucu Meclis”in (Büyük Millet Meclisi-BMM) eski yazı açık ve gizli oturum tutanakları günümüz Türkçesine aktarılıp eksiksiz yayınlansa, “milli tarih”i anlamak için başka “resmi” belgeye ihtiyaç kalmaz” (bkz. “30 Ağustos “ZAFER” Gününde Kurucu Meclis Ne Konuşuyor” (talatulusoy.com)) cümlesiyle bir hatırlatma notu düşmüşüm geçmişte. Bu yazıda kısa alıntılarla, “Büyük Taarruz”dan alt ay kadar evvel İtilâf Devletleri’nden gelen…

yangın 8: 9 Ekim “İzmir’in KURTULUŞU!”

         İzmir, her sene “9 Eylül”ü kutlar? İzmir o gün “Kurtuluş”unu kutlar. “Kurtuluş” kelimesi sonradan icattır. O günlerde, “İzmir’in istirdadı”dır (geri alınışı). Başlangıçta İzmir’i “kurtarmak” yoktur, “geri almak” vardır, “Yunan”dan geri almak! Yunan askerleri şehri 9 Eylül’e varmadan boşaltmış, Yunan yüksek komiseri Stergiadis 7 Eylül günü şehirden ayrılmıştır.  Osmanlı mülki amiri Hükümet Konağı’ndadır, kumandan Sarı Kışla’da…

yangın 8: 9 Ekim “İzmir’in KURTULUŞU!”

. . . . .            İzmir, her sene “9 Eylül”ü kutlar? İzmir o gün “Kurtuluş”unu kutlar. “Kurtuluş” kelimesi sonradan icattır. O günlerde, “İzmir’in istirdadı”dır (geri alınışı). Başlangıçta İzmir’i “kurtarmak” yoktur, “geri almak” vardır, “Yunan”dan geri almak! Yunan askerleri şehri 9 Eylül’e varmadan boşaltmış, Yunan yüksek komiseri Stergiadis 7 Eylül günü şehirden ayrılmıştır.  Osmanlı mülki amiri…

yangın 7: VEDA …

“Talih beni sevgili dostlarımdan ayırmak istedi. Kendilerinden derin tahassuslar (kişise duygular) ve elim tesirlerle ayrılıyorum. Her nereye gidecek olsam bu aziz dostlarımın hatırası beni müteselli edecek (avutacak) ve ibraz ettikleri asarı teveccüh (gösterdikleri sevgi) ve muhitleri beni ilelebet kendilerine minnettar bırakacaktır. Bilhassa doktor Bahtiyar Hüseyin ve biraderi binbaşı Necati, Kırımi (Kırımlı) Ömer Lütfü, Emirzade Refik,…

yangın 6: SON MÜHLET…

16 Eylül’de (5) ,30 Eylül’de (7) numaralı sıkıyönetim bildirileri yayınlandığına göre, arada (6) no’lu bildiri kalıyor ve 9 Eylül’den itibaren dört (idare-i örfiye) sıkıyönetim bildirisi daha yayınlanmış olmalı. (5) Nolu olanında ve şimdi yayınladığım (7) nolu sıkıyönetim bildirilerinde önemli bir “eksiklik” var: Büyük Yangın’dan, yangını çıkaran “Rum ve Ermeniler”den hiç söz edilmiyor! Lâkin, ısrarla “İzmir’i terk edin” diye “mühlet” veriyor! Bu iki bildiri “ayıklanmış” eski gazeteler arasından bir tarama ile bulunup çıkarıldı. Bu iki “İdare-i Örfiye Beyannamesi”, bu iki “resmi belge” resmi tarihi resmen yalanlıyor. Diğer “beyanname”ler, hiç kuşkunuz olmasın “devletin emin elleri”ndedir. Yayınlanan iki “tarihi” belgeye inanmayanların, yayınlayanda “ideolojik” kötü niyet arayanların, diğer “beyanname”leri bulup çıkarmak, (5) ve (7) nolu iki bildiriyi çürütmek mecburiyeti vardır. Görmezden gelindiği ve sessizliğe gömülündüğü takdirde, “sükût ikrardan gelir” deyişi geçerli olur. Toplumsal hafızaya “resmi tarih” olarak kazınanlara aykırı belgeler, elbette (İslâmcı, laikçi ve/veya yurtsever ve ‘devrimci’ ve dahi ‘komünist’) nam mevzilere yerleşmiş olanları “rahatsız” edebilir. “ “Rahatsızlık” verdiğim için doğrusu üzülmem. Çünkü, barış ve huzur için bu “rahatsızlık”a şiddetle ihtiyaç olduğunu düşünürüm. Yoksa; “milli birlik-beraberlik” içinde süregiden kayıkçı döğüşünde boğulmak mukadderdir. “Barış ve huzur”a, erişebilmek için, geçmişin “hakikat”leri üstünden yeni bir “gelecek” tahayyülüne ihtiyaç var! Gayret bizden …