İZMİR’DE 6-7 EYLÜL

6-7 Eylül olaylarının sadece İstanbul’da olduğunu sananlar çoktur. Haksız sayılmazlar. İstanbul Rum, Ermeni ve Yahudilerin, yani cümle “öteki”lerin en kalabalık olduğu şehirdir. Ama, İzmir’de de bu “milli gün”de hareketlenenler, yakıp yıkanlar, çalıp götürenler vardır. Olaylar sırasında birinci sınıfı bitirmiş “tecrübeli” bir ilkokul öğrencisiyim. Önce okulumu anlatayım biraz size: İzmir-Karşıyaka’daki en eski üç ilkokuldan üçünün ortak…

“İSTİKLÂL” Nedir? (SON)

“İstiklâl” yolunda İttihatçıların tartışmasız bir “zafer” kazandığı aşikârdır. “İstiklâl Harbi” ve devamı olan “mübadele” sonucunda,  Anadolu ve Rumeli toprakları Hristiyan Osmanlı vatandaşlarından “temizlenir”. “Temiz Topraklar”da İttihatçıların yolu kısa zamanda çatallanır: “İslâm istiklâli”ndetakılıp kalanlar, askeri kuvveti elinde tutan “Türkçü İttihatçılar”larca adım adım tasfiye edilir… “İstiklalciler” ile “Kurtuluşçu”ların bitmeyen iktidar paylaşımı kavgasıdır Cumhuriyet’in siyasi tarihine damgasını vuran.…

“İSTİKLÂL” Nedir? (13

Buraya kadar yazılanlar ve “İstiklâl”in Kamusu Türki tanımı (bkz. “İstiklâl Nedir? 10) yeterli bulunmayabilir. O zaman yazımına daha önceden başlanan, bitimi 1921’e tarihlenen “İstiklal Marşı”nın kimi dizelerinde kimi kavramların anlamını deşebilir ve üzerinde yeniden düşünebiliriz. İlk dörtlükle başlayalım: Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin…

“İSTİKLÂL” Nedir? (12)

“Ama onlar da emperyalistlerle ve onların maşası Yunan kuvvetleriyle el ele verip İslâm İzmirlilere zulüm etmişlerdi!” diye düşünenler az olmayacaktır sanırım. Buna cevabı İzmir’in 9 Ekim 1922 tarihli Ahenk gazetesinde birinci sayfada yer alan haber verecektir: “Korkunç yangın sebebiyle şehrimizi terk eden ecnebiler birbiri ardına dönmeye başlamışlardır. Şimdiye kadar birçok ecnebi aileleri geldiği gibi bugün…

“İSTİKLÂL” Nedir? (11)

1895 Adana Katliamı  “zor” yoluyla ilk “istiklâl” başlangıcı olarak kabul edilebilir, ne acıdır ki, ardından atılan adımlar yanında zayıf kalır. İttihatçı “istiklâl” amacı için atılan, lâkin hedefine varamamış bir adım daha vardır, o adım “istiklâl”in ne anlama geldiğini bütün çıplaklığıyla sergiler. Mübadele, yani “zorla insan değiş-tokuşu” girişimidir bu adım. 1914 Yılında Osmanlı İmparatorluğu ile Yunanistan…

KEŞKE 30 Ağustos “BARIŞ BAYRAMI” Olaydı!

“Kurtuluş”tan beş ay önce Ankara’ya bir “barış” teklifi iletilir. Bu hakikat “resmi tarih” sayfalarında görünür kılınmaz. 22 Nisan 1922 tarihli Ankara Meclisi 32’nci gizli oturumunda[1] tek gündem maddesi; 3 Mart 1922 tarihli bu barış teklifine verilecek cevaptır. Önce Hariciye Vekili Yusuf Kemal Bey’in imzasını taşıyan (Tengirşek) cevap taslağı okunur: “Üç Devlet hariciye nazırları (dışişleri bakanları)…

“İSTİKLÂL” Nedir? (10)

“İstiklal” karşılığı olarak tek kelime ile “bağımsızlık” demek, “istiklâl”in bugüne taşınması istenmeyen anlamından kurtulmak demektir. “İstiklal”e “kurtuluş” deyip geçmek, bir ezberdir, zarfı açmadan içindekini okumak gibidir! “İstiklal” kavramına “kurtuluş” veya “bağımsızlık” deyip geçmek, o kavramı zamanı ve zemininden bütünüyle koparmaktır. Bu kopuşla, Cumhuriyet neslinin geçmişi karanlığa gömülür, geleceğini serbestçe tayin hakkına set çekilir. Nasıl mı?…

“İSTİKLÂL” Nedir? (9)

“’Vatan haini’ kavramının objektif bir anlamı olduğu çok şüphelidir.., eğer bununla ‘vatana kötülük etmek’ kastediliyorsa, böyle bir kötülüğün gerçekten de var olup olmadığını ‘vatanın iyiliği’yle ilgili politik düşüncelerimizden ve içinde bulunulan şartlardan bağımsız olarak belirlemeye imkân yoktur. Daha da önemlisi, kimin ‘vatan haini’ olduğunu belirleyebilme konumu bilgiye ve gerçeklere dayanan moral bir otoriteyle ilgili olmayıp,…

“İSTİKLÂL” Nedir (8)

Meşrutiyet’in 1908’de yeniden ilânının ertesinde, İttihatçılar, bir kötü gelenek yerleştirmeye girişir, Balkan milletleri ve diğerlerinin Osmanlı’ya karşı bağımsızlık mücadelelerinde ve iç siyasette eşkıya çetelerini kullanmaya ve gizli suç örgütleri kurmaya başlar. “Adana Katliamı”nda (1909) Ermenilere karşı eşkıya çeteleri kullanılır ve 1.Dünya Savaşı öncesinde, “efe veya zeybek” denilen çeteler kullanılarak Ege sahillerinde yerleşik Rumlar yurtlarından sürülür.…

“İSTİKLÂL” Nedir? (7)

“İstiklâl” kavramı, özellikle İttihat ve Terakki çevrelerinde Meşrutiyet’ten evvel gizli gizli, Meşrutiyet’ten sonra ise açıktan açığa kullanılmaya başlandığında, esas hedef Avrupa (emperyalist) devletleri veya “kapitülasyonlar” falan değildir ve kronolojik olarak olamaz da… “İstiklâl” kavramının hedefinde olanlar, Meşrutiyet’in çok öncesinden, 17.Yüzyıl sonlarından başlayarak (bazıları) kapitalist dünya ticareti ve sanayisinde yer tutarak zenginleşen ve fakat Tanzimat Fermanı…