KURUCU MECLİS NE KONUŞUYORDU?

Dokuzuncu ayın dokuzuncu günüdür, sene Rumi 1338, Miladi 1922’dir.

Kurucu Meclis” doksan dokuzuncu toplantısındadır ve gündemi çok doludur, dokuz madde vardır görüşülecek.

O gün, “akıncı” süvarileri Darağaç semtinden (bugün Halkapınar ile Alsancak Stadyumu arasında kalan bir bölge) İzmir’e girer. Saat 11.00 civarıdır.

Aynı saatlerde,  Eylül başından bu yana, “30 Ağustos Zaferi”nden başlayarak İzmir’e sürülen Hristiyan “mülteciler”(1) de akın akın girmektedir şehre; bunlar kadın, çocuk ve yaşlılardır. Kilise avluları, hastane avluları, okullar, sokaklar onlarla dolar. Bu hal hiçbir “kurtuluş” fotoğrafında görülmez!

Kurucu Meclis” toplantısı 13.50’de başlar ve 17.30’da biter. “Kurucu Meclis”in, İzmir’in “Kurtuluş”ndan,Düşmanın denize döküldüğü”nden  haberi yok gibidir! Hiç konuşulmaz.

Gündem yoğundur, ama gündem “sıradan” bir günün gündeminden de farksızdır (2).

İlk sıradaki gündem maddeleri:

  1. Eski tutanağın okunması; 2- Bakanlar Kurulu muameleler; 

2.1. Bayındırlık Bakanı (Nafıa Vekili) seçimi.

Burada bir paranteze ihtiyaç var.

Bayındırlık bakanlığına “lâyık” görülüp seçilen kişi Diyarbakır Mebusu Feyzi Bey’dir ve Feyzi Bey’i iyi tanımak gerekir:

İttihat ve Terakki Mebusu olan Pirinççizâde Feyzi Bey, 19 Nisan 1915’te Cizre’ye doğru yola çıkar. Yolda uğradığı bütün köy, kasaba ve beldelerde Kürtlere ve diğer Müslüman topluluklara İslamiyet’in gereğini yerine getirmelerini, gavurları ve özellikle Ermenileri genç-yaşlı veya erkek-kadın ayrımı yapmadan kırıma tabi tutmaları gerektiğini anlatır. Genç ve güzel kızların bu kıyımdan hariç tutulmasını ve onları nikahlamanın dinen caiz olduğunu vurgular… Pirinççizâde Feyzi Bey, dönüş yolunda … Şikefta Köyü’nde mola verir. Köy, Ramanlı Aşireti reisinin dul eşi Perihan Hanım’ın köyüdür. Perihan Hanım, Pirinççizâde Feyzi’yi misafir eder…” Aslında ziyaretin sebebi, Perihan Hanım’ın oğullarından ikisi hakkında görüşmektir.“Mustafa ve Ömer çeşitli suçlardan aranmaktadırlar. Ömer, Heso Ağa’yı taammüden öldürmekten suçludur. Mustafa’nın ise ufak tefek vukuatları vardır. Feyzi Bey, Ramanlı Mustafa ve Ömer’in bazı hizmetler karşılığında vali (vali Reşit-tu)tarafından affedileceğini annelerine söyler. Onları Diyarbakır’a Vali Dr. Reşit ile görüşmeye davet eder.” (3)

Gündemin iki şıklı üçüncü maddesi:

3- Muhtelif evrak, (3)1. Kazanılan “zafer”(30 Ağustos Zaferi) dolayısıyla gelen tebrik telgrafı; (3)2. Afgan Sefarethanesinde misafir Hintli Ebülfazıl Muhammed Abdülhannan tarafından gönderilen tebrik.

Hintli Muhammed’in tebriği üstüne meclis başkanı araya girer:

Önemli bir mesele arz edeceğim dinleyelim: Afgan Sefaretinde misafir Hintli bir Müslüman kardeşimiz üzerinde yüce bir ayet yazılı bir bayrağı Meclis’in ve bütün Müslümanların “zafer” kazanmasını tebrik etmek üzere takdim ediyor…”

Mebuslar misafirden gelen bayrakla pek heyecanlanır, ardı ardına sözler alınır. Söz alanlardan biri Burdur mebusu İsmail Suphi Bey’dir:

Reis Bey uğur getirsin diye kürsünün üzerine asılsın, efendim.”

Burdur Mebusu İsmail Suphi Bey, uğura inanan, geleceği okuyan bir adam olmalı!

Çünkü 7 Haziran 1922 günü verdiği önergeyle; “Boşaltılması sırasında Yunanlıların tahribat yapacaklarına dair” duyumları üzerine Başbakan’a soru yöneltir.

9 Eylül 1922’ye daha üç ay vardır! İsmail Suphi Bey’in kulağına “kar suyu kaçmış”tır, bu duyum nereden gelir?

Ardından gelen gündem maddesi:

4- Teklifler, (4)1. Tokat Mebusu Rifat Bey’in, “Devlet memurlarından yüzde yirmilerin kesilmemesi” hakkında   teklifi.

Halktan “Tekalifi Milliye” kanunuyla aldığı kısrağın ölümünde bedelini bile kısrak sahibi köylüye ödemekten sakınan, lâkin “devlet memuru”nu koruyup kollayan “Kurucu Meclis Hükümeti” ve Rıfat Bey!

Rıfat Bey’i de kısaca tanımalı:

“… Rum meselesi bitmemiştir efendiler. Fethi Bey buyuruyorlar ki, iki köy kalmıştır. Daha Tokat’ın bir deresinde 700 öldürülmüş (Rum) vardır., 150’si de yaralıdır. Bir köyden 850 tane adam tutulursa beride altı sancakta daha ne kadar var, bunu hesap edin, yani mühim meseledir…” (4) Pontus meselesi görüşülürken edilen bu sözler, bir “Pontus” meselesinin varlığının değil, Karadeniz’in en ücra köyünde bile Hıristiyan bırakmama azminin ifadesidir.

Bir sonraki gündem maddeleri:

5- Tezkereler, (5)1. — Dışişleri Bakanlığı bütçesine on bin lira ilâvesi hakkında başbakanlık tezkeresi

6- Önergeler, (6)1. Mersin Mebusu Salâhaddin Bey’in, haftada (hafta içinde anlamında-tu) bir gün Bakanlar Kurulu’nun görev ve yetkileri hakkındaki tasarının görüşülmesine dair önergesi.

Tanıtma ve tanınma sırası Salâhattin Bey’e geldi.

Salâhaddin (Köseoğlu) Bey, bir “firari”dir. İttihat Terakki önde gidenlerinin kimi yurt dışına kaçarken, kimi yurt içinde saklanırken arkalarında güvendikleri adamlarını , “Artçı İttihatçılar”ı bırakırlar. Salâhaddin Bey bunlardandır ve kurdukları gölge İttihatçı partinin (Teceddüt  (Yenilenme!)  Fırkası) Beyoğlu sorumlu sekreteridir ve Divanı Harp’te görülen davanın kaçak sanıklarındandır.” (5)

8.— Mazbatalar (Kararnameler), (8)1. Kütahya Mebusu Cem il Bey’in, Meclis İdare Azaları seçiminde vergi kaydı aranılmamasına dair kanun teklifi ve Dahiliye Encümeni mazbatası, ve;

8.2 — Nüfus Kanunu’nun onuncu maddesine ek kanun tasarısı ve İçişleri Encümeni mazbatası.

Son mazbata işgal edilen yerler halkından nüfus cüzdanlarını kaybedenler hakkındadır, gündeme alınır ve üzerinde bir görüşme yapılmaz.

Son madde  şudur:

9- Görüşülen maddeler (Görüşülmesine geçen oturumda başlanmış-tu).

  • 1922 Senesi Muvazenei Umumiye (Genel Denge) kanunu tasarısı ve Mali Denge Encümeni mazbatası.

Gündem maddeleri bunlardır. Bazı konuşmacılar ve sözleri böyledir.

Bugün 9 Eylül 2020’dir. Bugün İzmir, “İzmir kurtuldu” diye “bayram” eder!

O gün 9 Eylül 1922’dir  “İzmir’in Kurtuluşu” müjdesi “Kurucu Meclis”e ulaşmaz!

O gün “Kurtuluş” kuvvetleri ile “Kurucu Meclis” arasında hatlar kopuktur.

Bugün, toplumsal hafıza ile geçmişin de bağları kopuktur.

foto: Aya Fotini Kilisesi avlusunda Ege içlerinden gelen mülteciler.

  1. Mülteci: O günlerde yurdundan kovulan Hıristiyanlara bu sıfat verilir.
  2. TBMM Zabıtlar, c.22, 99.Oturum.
  3. Ayhan AKTAR: Diyarbakır 1915: Kötülüğün arkeolojisi, Agos, 7 Şubat 2012
  4. TBMM Zabıtlar 10 Haziran 1922, c.3, s.387
  5. Rıdvan Akın, İttihat ve Terakki Hükümetleri’nin Divan-ı Harb-i Örfi’de Yargılanması ve Malta Sürgünleri 1918-1921), Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi dergisi. 2014/1, s.59-120.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s