Refii Cevad (Ulunay), Alemdar 2 Ocak 1920.

İstanbul seçimi böyle ters bir netice verir vermez İttihat ve Terakki’nin esrarengiz borusu yankı bulduğu bulacağı kulaklarda öttü:

Aman dostlar! İşbaşına…

Bu davet hemen dostlar arasında bir hareket meydana getirdi. Yenigün o durgun ustabaşı simasını takınarak ateşkesten beri dilinden bir an bırakmadığı: “Birleşelim! Birleşelim!”i eskimiş bir makinenin basit gacırtısı gibi tekrar etmeye başladı. Celal Nuri Bey: “Efendim hükumet, Hürriyet ve İtilaf’ı yakalamalı, hapis etmeli, reislerini idam etmeli. Her ferdini vapurlara doldurarak yollara çıkarmalı”dan (başlayarak)  elan kendisini yatağa mahkum eden hastalığın sayıklamalarını tekrara başladı.

Tasvir’e ne oldu? İhvanı kiram onun da zayıf tarafını buldular. Ebuzziya , derhal kisvelerini tebdil ederek Hürriyet ve İtilâf’a hücuma başladılar.

Hürriyet ve İtilâf’a bu derece hücuma sebep tasavvur edemiyoruz. Şimdiye kadar bu hizmetlerini (!) İttihat ve Terakki’ye hasretmiş olsalardı, memlekette Ocakçılık hissinin önüne bir derece geçilebilirdi.

Vakıanın yavaş yavaş Hürriyet ve İtilâf’ı iktidara doğru itmekte olduğunu görüyoruz. Son hadiseler memlekette iki ceryan doğurdu: Teşkilâtı milliye taraftarlığı, teşkilâtı milliye aleyhtarlığı!

Malum olduğu üzere Ferit Paşa teşkilatı milliye aleyhtarı olmak üzere tanındı. Ferit Paşa’nın mevkii iktidarda bulunduğu (sırada), en aleyhtarlarımız bile taraftar gibi görünüyor. Böyle farzedersek dünkü gazetelerde mösyö “Denis Koşon”un Figaro’da neşredilen makalesini konu eden bir telgraf mevcut. Türkiye’nin yirmi beş senelik hayatını tasvir eden mösyö “Denis Kuşan”  evvelden beri bize aleyhtar olmakla şöhret kazanmıştı. Yazdığı makalede Türkiye’ye acı bir kelamla hücum ettikten sonra Damat Ferit Paşa’nın bir müddet bu çöküşe mani olmak istediği halde olayların buna müsaade etmediğini söylüyor. Damat Ferit Paşa tanınmış, kabul edilmiş bir mesleğin taraftarı bir şahsiyet olarak kaydedilmiş. Bu ister doğru olsun, ister yanlış olsun…

Merhum Kamil Paşa nasıl kırk beş sene en yaşlanmış zamanlarında bile sağ omzunda Osmanlı, sol omzunda İngiliz bayrağı taşımış bir ricali devlet olarak tanınmışsa Damat Ferit Paşa da İttihat ve Terakki’ye muhalif bir  hükümet adamı olmak üzere görünüp anlaşılmıştır.

Bununla şimdi iktidarda bulunan hükümete karşı olduğumuz anlaşılmasın. Esasen Ali Rıza Paşa hükümeti şüphesiz namuslu kişilerden oluşur. Muvaffak olmaları için… Nitekim şimdiye kadar kabinenin başarısı için üzerimize düşen vatan vazifesini ifa eyliyoruz.

Ali Rıza Paşa kabinesini teşkil eden zevat bu mevkileri ancak memlekete hizmet arzusuyla kabul etmişlerdir.

Cümlesi rütbelerin en yükseğine erişmişler, uzun müddet vatana hizmet etmişlerdir. Birkaç defa hükümete gelmişlerdir. Ali Rıza Paşa kabinesini olaylar iktidara getirdi. Yoksa öyle mühim zamanda iktidara gelmek babayiğitliğini gösterecek devlet adamları şüphesiz milletin fedakar evlatlarıdır. Kutlamaya ve sevince hak kazanmışlardır.

  •               *                     *                                 *

Ne vakit bir istifa şayiası çıksa hemen Hürriyet ve İtilâf konu ediliyor. Evvelki günkü Tasvir başmakalesini buna hasretmiş. Hürriyet ve İtilâf Fırkası iflâs etmiş, Hürriyet ve İtilâf Fırkası genel merkezinde kavga olmuş, şöyle imiş, böyle imiş… Bu istifa söylentileriyle Hürriyet ve İtilâf’ın ne alakası var?

Hürriyet ve İtilâf Fırkası genel merkezinde uyur, uyanır, lakırdı eder, kavga eder, hoş geçinir. Bu sırf kendisiyle ilgili özel şeylerdir. Bununla “Tanin” meşgul olursa yeri var. Tasvir’e ne?

Özellikle Tasvir, İttihatçı biraderlerinden aldığı emri tamamen tatbik etmiş olmak zevki ile Hürriyet ve İtilâf’ın bazı kuvvetlerin desteğini temin suretiyle bu günlerde bir el çabukluğuyla iş başına gelebilmesi ihtimalini konu ediyor. Bu zararlı kuvvetler kimlerdir? Bunu anlayamadık. Bu yönünü deşmek istiyoruz.

Gerçi, Tasvir için  devlet memurlarını kollarından tutup vazifeleri başından atanlar, tutuklayıp götürenler, önde gelenlerini kendi yanlarına çekmek için baskı yapanlar, Ali Fuat’lar, Bursa’daki Mehmet Ali’ler, bunlar zararlı kuvvetler değildir.

O halde o zararlı kuvvetler hangi kuvvetlerdir? Bu ağır sualin daha çok deşilmeye edilmeye tahammülü yoktur.

Sonra Tasvir: “Üyelerinin çoğu, içeride hükümet işlerinin yürütülmesi için dışarıdan emeline hizmet etmeye hazır bulunan böyle bir fırkanın vücuduna bu milletin efradı artık tahammül edemez. Büyük olaylar, müthiş infilaklar, olmasına sebebiyet verilir” diyor.

Ne doğru.

Hürriyet ve İtilâf ihtilaller yaptı. Hürriyet ve İtilâf tehcirler ve taktiler yaptı, Hürriyet ve İtilâf gereksiz yere harbe girerek milyonlarca vatan evladını hudut boylarında öldürttü. Hürriyet ve İtilâf cennet gibi vilayetlerimizin elimizden gitmesine sebep oldu…

Bundan dolayı mevkii iktidara gelirse infilaklar husule gelir… Büyük olaylar olur…

Tasvir o derece yanlış his ve perişan fikre düşmüş ki Hürriyet ve İtilâf’ı böyle umacı hikâyesiyle halka anlatarak kuru bir blöf savuruyor.

Yanlış! İhtilaller yapan, tehcirler taktiler yapan, harbe giren, evladı vatanı hudut boylarında öldürten, vilayetlerimizin elimizden gitmesine sebep olan, idamlar için bir an sehpa kurmaktan geri kalmayan Hürriyet ve İtilâf değil, İttihat ve Terakki’dir. O, İttihat ve Terakki ki, Tasvir bir vakitler onun bütün cinayetlerini alkışlamış, göklere çıkartmış, memleketin mahvolmasına dalkavukluğuyla sebep olmuştu. Blöfe gelince… Bunu kimse yutmaz. Hâlâ Tasvir gibi en kısa günde seksen renge giren gazetelerin böyle budalaca tehditlerine kimse aldırmaz.

Hürriyet ve İtilâf’ın iktidara gelmek ihtimali, İttihatçıları deli eder. Titretir…

Bunun için bütün dostları, eski yeni dostları toplarlar. Ne kadar propaganda aletleri varsa ortaya dökerler. Ne yapmalı, yapmalı… Hürriyet ve İtilâf’ı halk nazarında lekelemeli… Artık şahıs yoktur. Ocak’ın manevi şahsiyeti vardır.

Tasvir’e şunu ihtar edelim ki daima kabineleri değişime yönelten gelişmelerdir. Hürriyet ve İtilâf iktidara gelirse onu gelişmeler iktidara getirir. Düşürürse yine gelişmeler düşürür.

Ferit Paşa gelecekse bundan dolayı Hürriyet ve İtilâf’a değil, gelişmelere saldırmak lazımdır.

Bir kenara çekilip memleketin selameti için duadan gayrı bir şey yapmayan fırkanın ne kabahati var? Bu gibi cereyanlara mani olmak için Tasvir’in ortaya attığı kuru sıkı tehditler, dünkü (makale)de çaresini yazdığımız gibi …

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s