Tasviri Efkâr ve onunla sıkı fıkı olanlar birleşme fikrini adam akıllı dayattılar. “Aman birleşelim. Bir kitle teşkil edelim” diyorlar. Hele Yenigün o, bu birleşme meselesini olmuş bitmiş sayıyor: “Şunun bunun söylediğine bakmayınız. Bu iş olmuş bitmiştir!” diyor. Bu birleşme ihtarı İttihat ve Terakki ileri gelenlerine ait ise hakikaten bu işe olmuş bitmiş nazarıyla bakabiliriz. Yok maksat bütün milletin bir fikir, bir emel altında toplanmasıysa bu, İttihatçılar aramızdan çıkarılmadan kabul edilemez, olamaz. Bir kere o felaket senelerini göz önüne getirelim: Millet her hangi İttihatçının yüzüne bakacak olsa alnında kanlı bir damga görür. İttihatçı demek, üç dört sene zarfında milletin bütün varlığını (korumayı) düşünmeyen bir mirasyedi aldırmazlığıyla tehlikeye atabilecek derecede boş bir beyin, koca bir imparatorluğun yaşam gücünü emecek kadar son derece hırslı bir ağız, arkada alay alay dul ve yetim bırakan kanlı iki el; bu tahrip olmuş beyine ait olmak üzere her şeyi düşündü. İdamları, tehcirleri, toplu öldürmeleri, hırsızlıkları, velhasıl bütün kötülükleri düşündü. O ağız milletin malını, mülkünü, canını, hayatını yedi, emdi, bitirdi. O kanlı el, mazlum milletin yakasına asılarak kan ve kül çamurları arasında onu süründürdü. Mahvetti. Milleti akın akın mezbahalara sevk ederek doğratırken kendisi karşıda rahat, kazancını düşündü. Arada pohpohlamak sırtını okşayarak yeni ölümlere göndermek için bıyık altından gülerek:

  • Haydi evlatlar! Altı yüz senelik bir devletin namusunu kurtaracaksınız. Göreyim sizi! Vatan sizden hizmet bekliyor!

Yalan! Vatan gereksiz harbe girmeyecekti. Ve vatan böyle gereksiz harbe girmemiş olsaydı, iki senede bir kat elbise yaptırmakla kendilerini şanslı sayanların öyle ömrühayat edeceklerdi. Harbin olağan dışılığından istifade etmek lazımdı. Ondan dolayı vatan evlatları altı yüz senelik devletin namusunu değil, altı çapkının mevkiini kurtarmak için giriliyordu.

Çanakkale bir mezbahaydı. Bir Alman kumandanı, alaycı bakışlarıyla münevver Türk gençliğinin her gün bir az daha fazla eridiğini seyrediyordu.

Kafkas hududunda şımarık maceraperest, sanki kar üstünde bir insanın kaç dakikada donabileceğini tecrübe eden bir canavar kesilmişti.

Anadolu’da hudut boylarına gönderile gönderile adam kalmamıştı. Bir haftalık gelenler, sapana sürülerek, tek öküzün yanına koşularak toprağı sürüyorlardı. Çıkan hasılata yine bu sülükler yapışıyorlar. Bin türlü dolaplayalanla onu bile sömürmek için ele geçirmek istiyorlardı.

Millet, sınır boylarında bir ekmekle yetindiği halde onu bile bulamıyordu. Sağda soğuk, solda ateş, yukarıda çelik, aşağıda cehennem vardı. Osmanlı devletinin sınırlarında açılan bu ölüm çukurları insan cesedi, Türk cesedi yutmak ile dolmak ve doymak bilmiyordu.

İttihatçı Türkün cesetlerinin üzerine bir ayini secde yapmış, elmas tıraş nargilesini tokurdatarak önünden hışıl hışıl akan kan deresinin tükenmemesi için söylüyordu:

  • Biraz daha kesiniz, daha çok öldürülsün… Bu kan cennet çeşmesinin manzarası hoşuma gidiyor!

İttihatçı kesiyordu, İttihatçı çalıyordu. Türkü kesiyordu, Türk’ten çalıyordu. Benden çalıyordu, senden çalıyordu.

Memleket pahasına dahi olsa kasasını doldurmak için çalıyordu. O üç günlük gelinin saban sürerek topladığı nafakadan çalıyordu. Hayatını hudut boylarında feda eden hasretlilerin gıdasından çalıyordu.

Evvela ananın koynundan evladı çalıyordu. Sonra o çaldığı yavruların da cebinden para kesesini çalıyordu.

Çalıyordu, çalıyordu, çalıyordu. Sonra elimizde yıkık bir ocak, kanlı ufuklara doğru yumruğunu sallayan ak saçlı bir felaketzede ana kaldı.

Bavulları saranlar, yeni bir yiyip içme alemi aramak için başka diyarlara can attılar.

           *              *            *

Birleşmek için her şeyi unutsak bu yakın ve acı maziyi unutamayız. Aramızda kan var.

Memleketin kanı var ve bu kan kurumuyor, kurumuyor, kurumuyor!..

Bu yüzden İttihatçıları aramızdan atmak konusunu ihmal etmeyelim, pişman olacağız.

Refii Cevat, Alemdar 3 Ocak (16) 1920.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s