Talât”ın bir düsturu vardı: “Bu memlekette muhalife hayat hakkı yoktur!” İttihat ve Terakki bunu büyük bir muvaffakiyetle tatbik etti, on bir sene hiçbir muhalife hayat hakkı vermedi. Azil, tevkif, hapis, sürgün, idam gibi icraat hep bu düstürun duyulması ve tatbikatına aittir. Muhalife hayat hakkı vermemek için erdem ve ilimden, tecrübe ve namustan vatanın bir çok istifadeler etmesi lazım gelen devlet büyükleri açığa çıkarıldı. O düzenlemeler bunun için yapıldı; o tutuklamalara bu sebep oldu. Hakikati inkâr eden kafalarını bu tahrik etti, idam kararlarını bu imzalattı. Muhalife hayat hakkı vermemek için vatan en güzide evlatlarının dayanışma ve gayretinden mahrum edildi, muhalife hayat hakkı vermemek için zayıf vatanın parça parça yabancılara verilmesi tercih edildi…

İttihat ve Terakki Trablus’u verdi, Rumeli’yi verdi, adaları, Arabistan’ı verdi, fakat hakikaten muhalife hayat hakkı vermedi. İttihat ve Terakki hazineyi devletten avuç avuç aldı, deste deste katillere verdi, vatansızlara verdi, çetelere verdi, serserilere verdi, fakat muhakkak ki muhaliflere bir zerre vermedi… Muhalifleri açlıkla tehdit etti. Aç bırakmakla yıkmaya çalıştı, açlıkla öç almak istedi… On bir sene bu diyarda bir muhalif yaşamadı, yaşatmadı.

Fakat İttihat ve Terakki’nin açlıktan başka bir tehdidi, bir silahı daha vardı: Yalan (söylemek) ve karışıklık (çıkarmak)! İttihat ve Terakki’ye muhalefet etmeye karar veren bir vatandaş mali olarak ve … yalancıların ve iftiranın en … ve en hayasızına göğsünü germeye mecburdur. Karşısında olanların en evvel namusuna, haysiyetine, aile ve akrabasına kötülük etmek ve bu hücumlarında çirkeflik ve hıyaneti hudut ve havsalaya sığmaz bir dereceye vardırmak İttihat ve Terakki’nin başlıca işidir. İttihat ve Terakki sade aç bırakmaz, sade sürmez, sade hapsetmez, sade vurmak ve asmakla kalmaz, karşı gelenlerin haysiyet ve namusuna da el uzatır, bir eski devir devlet büyüğü mü; hemen hafiye, hırsız iftirasını savurur; yeni devirden mi, derhal satılmış, casus, vatan haini damgasını vurur… Her şeyden evvel şimdiki gibi hapse, sürgüne, öldürmeye, idama eli ermedi mi artık yalnız bu silahı kullanır: Yalan ve iftira… İttihat ve Terakki’yi tanımak, bir işin içinde İttihat ve Terakki’nin parmağı olduğunu anlamak, İttihat ve Terakki’nin hüküm ve nüfuzu geçen yerleri bulmak için ortalıkta dönen yalan ve iftiraya bakmalıdır. Nerede bir haysiyet ve namus aleyhtarlığı, akla sığmaz ve havsala almaz yalanlar, iftiralar varsa orada İttihat ve Terakki vardır. İttihat ve Terakki’nin en bariz izi, nişanesi: İftira ve tezvirattır.

İzmir’e Doğru gazetesi son nüshasında Damat Ferit Paşa için Yunan mümessiliyle müzakereye girdi diyor; Hoca Zeynel Abidin Efendi’nin Rum Patrikhanesi’ne gidip gelerek anlaşma zeminleri hazırladığını söylüyor… Kuvayı Milliye başları ne bayağı, ne zevk ve eğlence düşkünü, ne aşağılık İttihatçılar olmalıdırlar ki böyle propagandalara tenezzül ederler, memleketin namuslu, vatanperver bir devlet büyüğüne, seçkin ve çalışkan bir uzvuna ihanet ve hıyanet lekesini sürmek suretiyle alçakça ve düşmanca hücumları mübah görürler… Zaten yalnız “İzmir’e Doğru” değil, Anadolu’da Kuvayı Milliye’nin tehcir ve soykırımcılara (taktilci) yayınlattığı diğer gazetelerin hepsinde de böyle alçakça hücumlar vardır. Bu nedenle diğer ipuçları ve izleri tetkike gerek yoktur: Madem ki gazetelerinde hep bu ayar üstatlar, yalan ve iftiralar yer buluyor. Madem ki sermaye hep kötüleme ve yalancılık ve iftiradır, o halde milliye harekât denilen hareket eskisinden hiç farksız bir İttihat ve Terakki hareketidir.

Basını böyle yalanlara ve ahlaksızlıklara boğulmuş bir topluluktan mı memleket fayda görecek? Mecnunca yiğitliklerle devletlere meydan okuyan reislerden mi vatan istifade edecek? “Ajans Volof” kabilinden haberler vere vere, şunun bunun namus ve ahlakına taarruz ede ede, ahaliden kurtuluş fidyesi isteye isteye, zulüm ve budalalık, ahlaksızlık ve kötülük üzerine istinat eden kuvvet mi vatanı şu tehlikeden kurtarıp çıkaracak, emin ve huzurlu bir geleceğe götürecek? İttihat ve Terakki ne yapardı? Zulüm yapardı, kötülük yapardı, ahmaklık yapardı… Şimdikiler ne yapıyor?

Köyleri topa tutmak, ahaliyi haraca bağlamak zulüm değil mi? Namus sahiplerine, muhalif parti ve kuruluşların hissiyat, namus ve şerefine sahte suçlamalarla leke sürmek kötülük sayılmaz mı? Maziden ibret dersi ve duygusu almayarak eşkıya kuvvetleriyle devletlere meydan okumak bönlük değildir de nedir? O halde bugünün İttihatçılığıyla dünkü İttihatçılık arasında bir fark yoksa biraz evvel devletini batırmış olan aynı kötülükler, ahmaklıklar ve zulüm idaresi şimdi nasıl olacak da hükümeti aynı ahlak, aynı karakter, aynı usul ile, yani yine o kötülük, o ahmaklık ve o zulüm usulleriyle kurtarmaya muvaffak olacak?

Bir zaman Rumeli’de “Süngü”ler, “Top”lar çıkaran İttihat ve Terakki şimdi de Anadolu’da “İzmir’e Doğru”lar, “Müdafaai Milliye”ler çıkarıyor. “Süngü”, “Top” ne derdi? Bugün “İzmir’e Doğru”, “Müdafai Milliye” ne diyorsa onu derdi: küfür, iftira, meydan okuma, harp ve hile teranesi…

On senedir İttihat ve Terakki zihniyetinde hiçbir fark hasıl olmamış, İttihat ve Terakki medeniliğe, insanlığa, akıl ve izana doğru bir adım bile atmamış… Efendiler! “Süngüve “Top” Rumeli’ye hayır getirmemişti, korkuyoruz ki aynı yalanlar, aynı meydan okuyuşlar ve aynı bönlüklerle dolu bugünkü “İzmir’e Doğru”lar, “Müdafayi Milliye”lerle sevgili Anadolu’muza uğusuzluk getirmesin!

Refii Cevat, Alemdar gazetesi başyazı, 30 Ocak 1920.

not: Refii Cevad 1890 Şam doğumludur. Galatasaray lisesi mezunudur. 1909’da Alemdar gazetesini çıkartır.1914-1918 yılları arasında İttihatçılar tarafından Sinop, Çorum ve Konya’ya sürülür. İttihatçılar ve Ankara aleyhindeki yazılarından dolayı “Yüzellilikler Listesi”ne alınır (1922) ve  yurt dışına sürülür, ancak 1938’de “af”la döner. Yeni Sabah gazetesinden sonra köşe yazarlığına 1953’ten itibaren Milliyet’te devam etmiş, 1968de vefat etmiştir.

Fotoğraf altı: Sadrazam Talat Paşa hazretleri, (Almanya seyahatinde, Berlin’de, Almanya başvekilini ziyarete gittikleri sıra alınmış olan tasvir.)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s