Yüzleşme Yazıları

“Kartpostallardan birinde motorların çalıştığı bir fabrikanın önünde bir kervanın gelişi resmedilmiştir ki, Batı kaynaklı modernitenin simgeleriyle Doğu’nun simgesi yük hayvanı arasındaki çelişki, bu şehrin özgün yanını yansıtıyordu.”[1]

                                                      **       **       **

Kazancı ve yatırımı artan İzmir 1877’de mendirekli yeni bir rıhtıma kavuşur. Rıhtım yapımı;

“Osmanlı tarihindeki en büyük kentsel projeydi. Fikir, Smyrnalı işadamları Baron Aliotti, A.Spartali, Herr Kramer ve Monsieur Cousinery’nin oluşturduğu Smyrna Rıhtımları Cemiyeti”ne…”  aittir.[2]

Rıhtım’dan önce yapılan İzmir-Aydın hattı (1860) ve İzmir-Kasaba (Turgutlu) demiryolları (1865) artalanlarıyla birlikte bütün bölgeyi dünya ekonomisine bağlar. Rum, Ermeni milletleri, kapitalist ekonominin yeni işbölümünde, ticarette Avrupa şirketlerinin tedarikçisi ve temsilcisi olurlar ve artalandan sağlanacak pamuk, tütün, incir, üzüm, palamut, halı, ipek dokuma ve diğerleri için İslâm milletten ortaklar edinmeye başlarlar.

Osmanlı’da Tanzimat (1839) her dinden ve dilden insana mülk edinme olanağı tanır ve bunun ardından İzmir’de kendine has bir mülk edinme yolu görülmeye başlanır. Denizden toprak kazanmak!

Hollanda kökenli İzmirlilerin aklı mıdır bu?

Prof. Çınar Atay’ın yayınladığı 1865’lere tarihli İzmir kıyı bandı planında[3], bir Hıristiyan ile bir Müslüman tüccarın parsel komşusu olduğu görülür. İzmir’in deniziyle birlikte, birbirinden kopuk milletler tarzı yaşamı da değişmeye, diller ve dinler komşu olamaya başlamıştır. Hatta, İzmir’in “ulusal kahraman” diye heykelini diktiği Hasan Tahsin Rum mahallesinde, Rumlara komşu yaşar …

                                                   **       **       **

Ağustos 1827’de ilk buharlı gemi İzmir körfezine gelip demirler. Bundan elli yıl sonra, İzmir’de, biri Osmanlı şirketi Aziziye olmak üzere on dört buharlı gemi acentesi vardır. Rehber’deki[4] “vapor tarifeleri”ne göre: Hemen her gün İstanbul’a, en az haftada bir Rodos, Beyrut, İskenderiye; Trieste, Marsilya; Odessa, Trabzon; Midilli, Selanik, Pire limanlarına seferler vardır. On beş günde bir Amerika’ya yola çıkan geminin demir aldığı limandır İzmir Limanı. Gemiler hem yük, hem yolcu taşır.

“Limana uğrayan gemi sayısı 1863’te 1295 iken 1900 yılında 2465’e yükselir. On yedi deniz nakliyat şirketi” gemileri İzmir’e uğramaktadır”[5]

Punta’da (Alsancak) Aydın Garı’ndan doğuya, Bornova’ya uzanan yol üzerinde, çeşitli fabrikalar, depolar ve işçi mahalleleri kurulmaya başlar. Kâğıt fabrikaları, un fabrikaları (1914’te sayıları 99’u bulur, 23 fabrika bu bölgededir), ahşap ürünleri ve mobilya fabrikaları,  sigara fabrikası, buz fabrikaları, sabun ve prina fabrikaları, pamukyağı, makarna fabrikaları, çimento ve çimento ürünleri imalathaneleri, deri işleme fabrikaları, halı fabrikaları ve incir-üzüm ve tütün işleme atölyeleri ve daha başka irili ufaklı imalathaneler bu hatta ve şehrin çeşitli bölgelerinde faaliyettedir.

Özellikle İssigonis Demir Çelik fabrikasından söz etmek gerekir.

“Dino Issigonis, 1854’te Osmanlı İmparatorluğu’nun en modern fabrikalarından birini hidrolik pompa ve diğer makinaların imalatı için kurmuştu.”[6]

Bu fabrikada döküm, çekme ve dövme demir işleri yapılır. Her türlü tarım aleti ve buharlı tarım makinaları, öğütücü makinalar, sıkma makinaları, çırçır makinaları, zeytin presleri yapılır.

Dino İssigonis’in bir hayali vardır: İzmir’de otomobil üretmek!

Bu “hayal” gerçek olur, ama İzmir’de değil, İngiltere’de, Oxford’ta…

Çünkü İssigonis ailesi İzmir’den ayrılmak zorunda bırakılmışlardır.

”Mini Cooper” otomobilinin tasarımcısı İssigonislerin torunu Alec Issigonis İzmir doğumludur.


[1] Herve Georgelin, “Smyrna’nın Sonu, İzmir’de Kozmopolitizmden Milliyetçiliğe”, s.24, Bir Zamanlar Yayıncılık, 2008

[2] Philip Mansel, Levant/Akdeniz’de İhtişam ve Felaketler, s.218, Everest yay.2011

[3] Çınar Atay, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e İzmir Planları, Yaşar Eğitim ve Kültür Vakfı Yayınları.

[4] İzmir 1876 ve 1908, Yunanca Rehberlere Göre Meşrutiyette İzmir, çev. Engin Berber.

[5] Philip Mansel, Levant/Akdeniz’de İhtişam ve Felaketler, s.224, Everest yay.2011

[6] Philip Mansel, Levant/Akdeniz’de İhtişam ve Felaketler, s.226, Everest yay.2011

foto: Mini Cooper ilk tasarımı.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s