İttihatçıların Tutuklanması

Cezasız Kalan Suçlar Ülkesi

Cumhuriyet savaş suçlularıyla yüzleşti mi? Çok milletli toplumu “tek millet” haline getirmek hayali peşinde milyonlarca insanı felakete sürükleyenlerden hesap soruldu mu? Bir yüzleşmeye girmeden, bir hesaplaşmaya cesaret edemeden barışın, demokrasinin ve huzurun, velev ki gelsin, lakin yerleşmesi zor olacaktır. Müsavat’ın 1/14 Şubat tarihli sayısında yer alan “Sanadidi İttihat Tutuluken” (ittihat İleri gelenleri tutuklanırken) başlıklı başyazıda “İttihatçıların tevkif meselesi Türkleri kurtarmak, Avrupalılar ve Avrupa’nın gözünde cani ve katil mertebesine indirilen Türklüğü kurtarabilmek için atılmış önemli bir adım” olacaktır deniliyor. Yüz yedi yıl geçti, o hayati adım atılamadı… “Lâkin zararın neresinden dönülürse dönülsün kâr etmeye başlanmış demektir” diyor Müsavat. Katılıyorum…

İTTİHATÇI İLERİ GELENLERİN TUTUKLANMASI…

Değerli halkımız emin olsun ki biz yayınlarımızda parti ihtirası, parti zorbalığına yer vermiyoruz. Tek arzumuz sevgili Türkiye’mizi mahveden hainlere, canilere, alçaklara layık olduğu cezayı vermektir. Şimdiye kadar, yayına başladığımızdan beri, bu amaçla yazdık, yazdık. Bütün yazılarımızı, bütün yayınlarımızı o kötü kuvvetin yardakçıları düşmanlık, şahsi husumetlere yordular. Halbuki kolleksiyonumuz meydandadır. Kim arzu ederse gelsin görsün, feryadımız vatani bir emelle Türkiye’yi yıkan, başımıza yığın yığın  felaketler getiren hainlerin cezalarını görmek esasına dayanır. Biz diyoruz ki geç de olsa bir gün bu memleketi, bu zavallı ve bedbaht milleti donsuz ve gömleksiz bir hale getiren İtthatçıların, o cani, o katil Ocakçıların bu millet, bu hükümet, bu padişah adil ceza yaptırımlarını verecek…

İşte dünkü sayımızda yazdığımız iki yüz İttihatçının tevkif meselesi Türkleri kurtarmak, Avrupalılar ve Avrupa’nın gözünde cani ve katil mertebesine indirilen Türklüğü kurtarabilmek için atılmış önemli bir adımdır. İtiraf etmeliyiz ki geç kaldık. Lâkin zararın neresinden dönülürse dönülsün kâr etmeye başlanmış demektir. Hükümetin şimdiye kadar gösterdiği suskunluktan yararlanarak İttihatçıları diriltmek , o kötü ve kirli kuvveti yaşatmak, canileri korumak, katilleri kaçırmak, onlara özgü bir alçaklıkla bu memlekette tekrar bir hayat hakkı vermek gibi aşağılık işlere girişilmeye başlandı.

Bu alçaklar hiç bilemiyorlardı ki bir gün hak yerini bulacak, bu milleti bu bir toplumu büyük bir çıkmaza, yoksulluğa ve tamamen yok oluşa sürükleyenler layık olduğu cezaları görecektir.

İhtimal vermiyorlardı ki bütün bir cinayet yığınının karşısında herkes bağıracak ve elebaşları devrilip gidecektir.

Daha dün şehrimizde yayınlanan bir gazete, Rahmi’nin sorulara zorlu cevaplar verdiğini Allah’ın lutfu diye yazıyor, bağırıyordu. Birkaç gün daha geçseydi, valiliğe tekrar tayini için tövbekarlardan belki de imzalar toplayacaktı. Çünkü hâlâ memleketimize Rahmi’nin vali olarak gelmesini isteyen sefiller vardır.

Hükümetin Rahmi’yi de diğer canilerle birlikte tevkif etmesini pek uygun gördük. Bunlar daha ağır cezaları hak ediyor. Bilelim ki;

Bir siyasetgah adildi bu bu darülmüttehan[1]

Milleti kurban edenler millete kurban olur

Şehrimizde yapılmakta olan belediye seçimlerinde bile İttihatçılar kendilerine bir süs vermişler, teşkilat diye iftihar ettikleri beş on serseri ve baldırıçıplaklarını kendi kötülüklerinin birer aracı yapma rezaletinden utanmamışlardır. Evvelce de yazdığımız üzere bir gün belki de pek yakın bir zamanda şehrimizde tehcir, yağma, rezalet devirlerine ait kötülüklere katılmış, alet olmuş ve bugün Teceddüd adı altına girerek milletin temiz yüzünde bir yüksek bir yer kazanmaya yeltenmekte bulunmuş olan o İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin yöneticileri, sorumlu ve sorumsuz kişileri de o efendilerinin bu gün başına gelenler onların da başına gelir, gelecektir. Adalet ve hak yerini bulsun diye o canileri ve cinayetleri korumaya çalışan bu alçaklar da aynı cezaya uğratılmalıdırlar.

* * * * * * * * *

Not: Yüz yıl aşılmış, hiçbir yol alınmamış gibi, değil mi?


[1]

Bir Cevap Yazın