...
Tatar Afişleri
...
...
Lenin’in Köpeği Hollanda’dan gönderilen 22 Kasım 89 tarihli mektupta Semra İzmir’i kastederek soruyor: “İlk üç günlük deneyin konusunda bir şey yazmıyorsun. Oysa o deneye de çok gereksinimim var. Neler yaptılar, neler dediler, neler sordular, nasıl sordular?” İmzalar şöyle: Kadınların. Bu kadarı da fazla! Gören, duyan ne düşünür? Sekiz-on mektupta “Boti”, “Boti kadın” dedi ses…
Sandık Dibi 3 1965-71 “Tatar” Afişleri Telgrafın direkleri semaya bakar/ Senin o ahu bakışın çok canlar yakar… Uşşak makamı bu türküdeki göğe yükselen ahşap direklere bağlı telgraf tellerini güvenli buluyor olmalılar ki; karga, kırlangıç, serçe, sığırcık, güvercin ve saksağan gibi kuşlar, özellikle gün batarken uyumak için tünediklerinde seyrine doyumsuz bir manzara resmederlerdi. Şimdi…
... Pek yakında...
Yüzleşme Yazıları İzmir Kültür Pla+form Girişimi Süreli Yayını, sayı 8, Aralık 2017, s.58-64 Talat Ulusoy ile Söyleşi: Sarp Keskiner * * * Yüzleşme Atölyesi, kolektif bir hatırlama kültürü yaratmak amacıyla 2012 yılında kurulmuş. Geçmişteki gerçeklerle yüzleşmenin demokratik bir toplumun inşasında birincil önem taşıdığını savunan atölyenin kurucu üyelerinden Talat Ulusoy ile yangın öncesi İzmir, toplumsal bellek…
Uluslaşma Amacı Bu günlerde herkesi işgal eden; vatan dostlarını, Osmanlılık dostlarını şiddetle düşündüren bir mesele var ki o da günden güne daha güçlü ve kesin adımlar ile bizi boğmak isteyen; gerek ticaret, gerek siyasetçe hayatımız bahasına (kendine) hayat ve gelecek sağlamaya çalışan; yabancılara mağlup olmamak meselesidir. Yaşamak isteyen Osmanlılığın her bireyi bunu düşünmeli, buna bir…
“Felsefe Mecmuası”: Her on beş günde bir, geçen on beş günün en mühim meseleyi felsefiye ve ictimaiyesini tetkik ve tahlil eder ve tahaddüs edecek misali(?) sairenin de ciheti ilmiye ve felsefiyesini nazarı dikkate alarak vatandaşlarını tenvir eylemeyi mesleğinin tatminatından addeyler. * * * Bu günlerde herkesi işgal eden; vatan dostlarını, Osmanlılık muhiblerini şiddetle düşündüren bir…
Bu toplum, çok büyük yalanlar üzerinden yürüyor. Yalanlar, yüzleşilmedikçe, her geçen gün güçlenen “canlı”lardır. Baskıyla boşaltılan hafızalarda her geçen yılla daha da “doğru”laşır ve gürbüzleşirler. Hafızanın esaretten kurtuluşu, bu yalanlardan kurtuluşla mümkündür. Resmi Cumhuriyet tarihi, Osmanlı’nın son dönemini; toplumsal, ekonomik ve kültürel tanımlamada şu kalıba döker: Osmanlı her bakımdan çok geridir. Sefalet ve cehalet içindedir.…
Yüzleşme Yazıları “Azınlıkların en doğal tepkisi, dar topluluk aidiyetlerini (partikülarizm) beyan edip onun içine kapanmaktır, onu aşmaya çalışmak değil…”[1] Benim şehrimde durum pek öyle değil… Çünkü, Müslüman olmayan her millet paşalar ve beyler için “azınlık”tır, ama “azınlıklar”ın toplamı “Müslümanlar”dan çoktur ve içine kapananlar “hakim millet” Müslümanlardır! İslâm milletin İzmir’de “azınlık” olma hâli, yani hem “milleti…