“İSTİKLÂL” Nedir? (7)

“İstiklâl” kavramı, özellikle İttihat ve Terakki çevrelerinde Meşrutiyet’ten evvel gizli gizli, Meşrutiyet’ten sonra ise açıktan açığa kullanılmaya başlandığında, esas hedef Avrupa (emperyalist) devletleri veya “kapitülasyonlar” falan değildir ve kronolojik olarak olamaz da… “İstiklâl” kavramının hedefinde olanlar, Meşrutiyet’in çok öncesinden, 17.Yüzyıl sonlarından başlayarak (bazıları) kapitalist dünya ticareti ve sanayisinde yer tutarak zenginleşen ve fakat Tanzimat Fermanı…

“İSTİKLÂL” Nedir? (6)

Meşrutiyet’in yeniden ilânından dört ay sonradır, İttihat ve Terakki’nin “yarı resmi” yayın organı “Tanin” gazetesinde aşağıdaki satırlar yer alır: “Rum gazeteleri Genç Türkler’in Osmanlı milletlerini birleştirerek hepsini Türk yapmak gibi bir fikir beslediklerine hükmettikten sonra kendilerinin hiçbir zaman milliyetlerini unutmayacaklarını temin ve ilan eylediler. Genç Türkler’in hiçbirinde Rum’u, Ermeni’yi, Bulgar’ı Türk yapmak fikri mevcut değildir.…

“İSTİKLÂL” Nedir (5)

yüzleşme yazıları İzmir’in, “soylulara karşı köylüleri” savunmak için yola çıkan “Köylü” adlı bir İslâm millet gazetesi, Meşrutiyet ilânının üstünden iki ay bile geçmeden ne diyordu, hatırlayalım: “Müslümanlar diğer vatandaşlarının ağabeyisi yani büyük kardeşleridir…” (Hakimiyet Meşrutiyet, Köylü gazetesi başyazı,30 Eylül 1908) Uzun lâfın kısası: Türkiye tarihinde meşrutiyet denilen, hem de bir değil iki kere ilân edilen…

“İSTİKLÂL” Nedir? (4)

yüzleşme yazıları “Ehl-i kitap’tan Allah’a ve âhiret gününe inanmayan, Allah ve resulünün yasakladığını yasak saymayan ve hak dine uymayan kimselerle, yenilmiş olarak ve kendi elleriyle cizye verinceye kadar savaşın.”( Tevbe suresi, ayet 2) “İstiklâl”, esas olarak bu ayetin emridir. “Hak dine uymayanlar” ile savaş “caiz”dir! Caiz, yani İslâm dini bakımdan yapılmasında sakınca olmayan,  izin verilen…

“İSTİKLÂL” Nedir? (3)

yüzleşme yazıları Kelimelerin, kavramların kiminin uzun, kiminin kısa ömrü olur; kimi kuşaklar boyu dillerde yaşar, yaşlanır gider; kimi dillerden silinir, kimi başkalaşır gider…  Kimi dillere Türkiye’deki gibi “devrim” uygulanır, pek çok kelime sözlüklerden bile silinir… Ama “istiklâl” zihinlerden kolay kolay silinmez, kültürel-siyasal kökleri derindedir çünkü. “İstiklâl” kavramının toplumsal-siyasal dilde yoğun olarak kullanılışı Meşrutiyet’ten (1908) öncedir,…

“İSTİKLÂL” Nedir? (2)

yüzleşme yazıları Geçmişinden koparılmış toplumlarda “milli meseleler”de “birlik-beraberlik” içinde olmak şarttır. Mevzubahis olan vatan ise,  “ifade hürriyeti” teferruat değil, vatana ihanettir!!! Bu “şartlı milli refleks” Anayasa’nın “Düşünce ve kanaat hürriyeti”ni düzenleyen 25. maddesine aykırıymış, hiç umursanmaz. O madde: “Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini…

“İSTİKLÂL” Nedir? (1)

yüzleşme yazıları Ne anlama geliyor şu dillerden düşmeyen bu kelime? Herkesin rahatça cevapladığına eminim! Ama… “Mete Tunçay, Erik Jan Zürcher, Şerif Mardin, Nilüfer Göle, Büşra Ersanlı, Taha Parla, Levent Köker gibi bilim insanları Türk toplumunu ve siyasetini bunaltan, nefes alınmaz hale getiren(lerin-tu) tahakkümünden kurtulup özgürleşmenin tek çaresinin yakın tarihimizi bütüncül bir şekilde sorgulamaktan, eleştirmekten, doğru…

GEÇMİŞ ve ELEŞTİRİ

Eleştiri yoksa, poliste alınan ifade dışında, “ifade özgürlüğü” yoktur. “İslam’da tenkit (yani eleştiri) yok nasihat vardır.” Kimi alimler “iyi niyetli ve yapıcı olursa tenkit kabuldür” der ama… Türkiye’de İslamcılarda cihat ve şehadet üstünden hamaset konforu vardır. Çok büyük İslam tarihinin bir gününü ve bir kişisini bile tenkidi aklından geçirmez. İstiklâl Harbi de bu kapsamdadır, tenkide…

BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ve “SOYKIRIM” (devamı)

BMM, “Ermeni Malları”nı görüşmeyi sürdürmektedir. Maliye bakanına destek olmak için sözü Balıkesir (Karesi) mebusu Basri Bey alır: “Efendim; … (önergenin) gerek gizli ve gerekse açık herhangi bir oturumda görüşülmesi eski bir şeyin tazelenmesi demektir ki bu kesinlikle doğru değildir… Şimdiye kadar bu kararname yazık ki uygulanmıştır. Hiç olmazsa bundan sonrası için durumu kurtarabilmek gerekir…” (1)…

BÜYÜK MİLLET MECLİSİ ve “SOYKIRIM” (1)

Ankara’da Millet Meclisi (BMM), yani “Kurucu Meclis”, “Gazi Meclis” yani, 14 Eylül 1922 günü “Ermeni malları”nı dördüncü madde olarak gündeme alır! Gazianteb Mebusu Ali Cenanı Bey, “Ahar mahallere (başka yerlere) nakledilmiş eşhasın (kişilerin) tasfiyeye tâbi tutulan emvali (malları) hakkındaki 8 Kânunsani 1336 (Ocak 1920) tarihli kararnamenin reddedilmesi”ne dair bir önerge verir. Nereden çıktı şimdi bu…