BİR BELGE ve YÜZ YILLIK TAHTEREVALLİ

16/9/1338 (16 Eylül 1922) tarihli Ahenk gazetesinde,  Ordu Kumandanı Ferik (korgeneral) Nurettin imzalı, 16 Eylül tarihli ve 5 Numaralı, üç maddelik örfi idare beyannamesi (sıkıyönetim bildirisi) yayınlanır. Ben bu bildiriyi daha önce de yayınladığımda, “İstiklâl Harbi”ne  “Kurtuluş Savaşı” diyerek allayıp pullayan, toz kondurmayanlardan çıt çıkmıyor! Neden acaba? Söz konusu üç maddelik bildirinin ilk iki maddesi…

İZMİR’in Fethi Kutlu Olsun! (2-son)

Nihayet İzmir 9 Eylül 1922 günü “FETH” edilir!İttihat ve Terakki’nin Aydın, Menteşe, Saruhan vilayetleri sorumlusu Celal Bayar şöyle devam eder anılarında:“Bu mücadele bir şehri (İzmir) kurtarmak savaşı değildi... ticareti reayanın (Hıristiyan uyrukların) ... elinden kurtarmak savaşı idi. Tedbirler soyut askerî ve idarî alanda kalmış olsaydı, istenen amaç asla gerçekleşmeyecekti... Gâvur İzmir’in Türkleştirilmesinde bu hareket, idarî…

İzmir’in “FETHİ” Kutlu Olsun! (1)

9 Eylül İzmir’in “Kurtuluşu!”Türkler ya da İslam millet İzmir’i fethetmedi mi? Niye “fetih” kutlamaları yok!İttihatçı eğitimde İzmir’in “fatih” olarak “Çaka Bey”(1076) adı geçer.Çaka ne demek? Neden bir Türk anne-baba oğluna “Çaka Can” ya da “Çaka Han” adını vermez? Τσάκα; yani Çaka Yunanca olmasın, hızır gibi yetişen, hızlı, çabuk anlamında olmasın?!                                                               **       **       ** Çaka,…

İZMİR’DE 6-7 EYLÜL

6-7 Eylül olaylarının sadece İstanbul’da olduğunu sananlar çoktur. Haksız sayılmazlar. İstanbul Rum, Ermeni ve Yahudilerin, yani cümle “öteki”lerin en kalabalık olduğu şehirdir. Ama, İzmir’de de bu “milli gün”de hareketlenenler, yakıp yıkanlar, çalıp götürenler vardır. Olaylar sırasında birinci sınıfı bitirmiş “tecrübeli” bir ilkokul öğrencisiyim. Önce okulumu anlatayım biraz size: İzmir-Karşıyaka’daki en eski üç ilkokuldan üçünün ortak…

“İSTİKLÂL” Nedir? (SON)

“İstiklâl” yolunda İttihatçıların tartışmasız bir “zafer” kazandığı aşikârdır. “İstiklâl Harbi” ve devamı olan “mübadele” sonucunda,  Anadolu ve Rumeli toprakları Hristiyan Osmanlı vatandaşlarından “temizlenir”. “Temiz Topraklar”da İttihatçıların yolu kısa zamanda çatallanır: “İslâm istiklâli”ndetakılıp kalanlar, askeri kuvveti elinde tutan “Türkçü İttihatçılar”larca adım adım tasfiye edilir… “İstiklalciler” ile “Kurtuluşçu”ların bitmeyen iktidar paylaşımı kavgasıdır Cumhuriyet’in siyasi tarihine damgasını vuran.…

“İSTİKLÂL” Nedir? (13

Buraya kadar yazılanlar ve “İstiklâl”in Kamusu Türki tanımı (bkz. “İstiklâl Nedir? 10) yeterli bulunmayabilir. O zaman yazımına daha önceden başlanan, bitimi 1921’e tarihlenen “İstiklal Marşı”nın kimi dizelerinde kimi kavramların anlamını deşebilir ve üzerinde yeniden düşünebiliriz. İlk dörtlükle başlayalım: Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin…

“İSTİKLÂL” Nedir? (12)

“Ama onlar da emperyalistlerle ve onların maşası Yunan kuvvetleriyle el ele verip İslâm İzmirlilere zulüm etmişlerdi!” diye düşünenler az olmayacaktır sanırım. Buna cevabı İzmir’in 9 Ekim 1922 tarihli Ahenk gazetesinde birinci sayfada yer alan haber verecektir: “Korkunç yangın sebebiyle şehrimizi terk eden ecnebiler birbiri ardına dönmeye başlamışlardır. Şimdiye kadar birçok ecnebi aileleri geldiği gibi bugün…

“İSTİKLÂL” Nedir? (11)

1895 Adana Katliamı  “zor” yoluyla ilk “istiklâl” başlangıcı olarak kabul edilebilir, ne acıdır ki, ardından atılan adımlar yanında zayıf kalır. İttihatçı “istiklâl” amacı için atılan, lâkin hedefine varamamış bir adım daha vardır, o adım “istiklâl”in ne anlama geldiğini bütün çıplaklığıyla sergiler. Mübadele, yani “zorla insan değiş-tokuşu” girişimidir bu adım. 1914 Yılında Osmanlı İmparatorluğu ile Yunanistan…

KEŞKE 30 Ağustos “BARIŞ BAYRAMI” Olaydı!

“Kurtuluş”tan beş ay önce Ankara’ya bir “barış” teklifi iletilir. Bu hakikat “resmi tarih” sayfalarında görünür kılınmaz. 22 Nisan 1922 tarihli Ankara Meclisi 32’nci gizli oturumunda[1] tek gündem maddesi; 3 Mart 1922 tarihli bu barış teklifine verilecek cevaptır. Önce Hariciye Vekili Yusuf Kemal Bey’in imzasını taşıyan (Tengirşek) cevap taslağı okunur: “Üç Devlet hariciye nazırları (dışişleri bakanları)…

“İSTİKLÂL” Nedir? (10)

“İstiklal” karşılığı olarak tek kelime ile “bağımsızlık” demek, “istiklâl”in bugüne taşınması istenmeyen anlamından kurtulmak demektir. “İstiklal”e “kurtuluş” deyip geçmek, bir ezberdir, zarfı açmadan içindekini okumak gibidir! “İstiklal” kavramına “kurtuluş” veya “bağımsızlık” deyip geçmek, o kavramı zamanı ve zemininden bütünüyle koparmaktır. Bu kopuşla, Cumhuriyet neslinin geçmişi karanlığa gömülür, geleceğini serbestçe tayin hakkına set çekilir. Nasıl mı?…