YAHUDİLER!.. Tuttuğunuz Yol Çok Yanlıştır!

Size çok samimi hitap ediyorum ki: Yanlış yollarda gidiyorsunuz. Birçok münevverlerinizle temas ettik Kendileri Türklüğü temsilen bizden fazla hararetli taraftar göründükleri halde emirlerine amade bulundurduğumuz sütunlarımıza iki kelime olsun yazmadılar. Anlaşılıyor ki kötü niyet sahiplerinin elinde sürüklenip gidiyorsunuz. Bu memlekette artık cemaat hayatına müsaade edemeyeceğiz. Hepimizin itaat etmesi lâzım gelen Teşkilatı Esasiye Kanunu “Türkiye’de Türkler…

Tanin 8: YAŞASIN ASKER

Dünkü olaylar özetlenmek istenilirse dile gelecek en yalın ifadeler budur: Yaşasın asker! Evet, Osmanlıların namuslu, özgür, anayasal düzenine hizmet eden kahraman ordusu yaşasın. Çünkü bu millet o ordunun gayretli kalbi ve (silinmiş bir kelime) dimağı yaşadıkça yaşayacak, milletin namusu o ordunun mertçe hareketiyle korunacak, ülkenin güvenliği can vermeye her zaman hazır bu kahraman ordunun vücuduyla…

müsavat: ŞAHSİYETLE ONLAR UĞRAŞIR

Birçok kimseler vardır ki, haksız olsalar dahi kendilerini haklı göstermek isterler. Nitekim bazıları hafızalarından şikayetçi olduğu halde aklından şikayet eden bir fert görülmemiştir. Şair boşu boşuna  “Sorsalar mağdurunu gaddar kendini gösterir” dememiştir. Hakkını tanımak ve kötü işlere girişmekle eylediği hatayı anlayarak ahlâkını düzeltmek büyük bir insanlık faziletidir. Ne fayda ki, bu herkes için mümkün değildir.…

tanin 7: RUM BASINI

Rum gazetelerinden Prosodos’un (1) bazı yazılarını izleyerek son inkılâptan sonra kendilerine arkadaşlarıyla halisane surette muamele ettiğimiz, bir gizli fikre kapılmayarak kendilerini dostluk kucağımıza almak istediğimiz Rum vatandaşlarımızın her gün gazetelerde ne gibi bir yasak gıdayı bulmakta olduklarını göstermiştik. Fakat bilemeyiz, bu basına Rum basını demek ne dereceye kadar doğru olabilir. Çünkü Yunan vatandaşlığında bulunan müdürler,…

tanin 6: Osmanlı Unsurlarının Birleşmesi

Rum gazeteleri Genç Türkler’in (1) bütün Osmanlı unsurlarını birleştirerek hepsini Türk yapmak gibi bir fikre bağlandıklarına karar verdikten sonra kendilerinin hiçbir zaman milliyetlerini unutmayacaklarını emin oldular ve ilân ettiler. Bu kesin kanıya ve açıklamaların hiçbir gereği yoktu zannediyoruz. Çünkü Genç Türkler’in hiçbirinde Rum’u, Ermeni’yi, Bulgar’ı Türk yapmak fikri mevcut değildir. Artık yirminci yüzyılda bir topluluğa…

alemdar 31, SON: Muhalefetin Birliği Etrafında

HÂLÂ RENK KÖRLÜĞÜ DEVAM EDİYOR Muhterem Lütfi Fikri Beyefendi (1); evvelki günkü baş makalesinde üç gün evvel yine bu sütunlarda “Muhalefetin Birleşmesi Gereği”ne dair yazmış olduğumuzu konu ediyorlar… Pek ziyade … eylediğimiz bir siyasi şahsiyet sahibi oldukları için düşüncelerini ve inancını sade bir suskunlukla karşılamaya razı olamadık. Esas itibarıyla Lütfi Fikri Bey’in ve bizim düşüncelerimizde,…

alemdar 30: Ne Haldeyiz ve Şimdi Ne ile Meşgulüz?

Dünkü “Yeni Gün” Bizans Hastalığı manşeti altında baş makalesini manşet eylediğimiz bu sözlerle tamamlıyordu! Her şeyden önce bildirmeliyim ki, biz karşı olduklarımızın şahıslarına değil anlayışlarına muhalif bulunuyoruz. Yunus Nadi Bey (1) bu makalesinde o derece kendini zorlayarak anlayışını ortaya koyuyor ki; bunu her satırda, her kelimede görmemek, anlamamak imkânı yok! Aynı zamanda Yunus Nadi Bey…

alemdar 29: KAŞKARİKO! (1)

Dünkü Vakit’in başyazarı Ahmet Emin Bey (2) bütün saçmaları karşısında koruduğu o sahte ciddiyeti ile seçimler meselesini değerlendiriyor. Bu seçimler o derece ciddiyetten uzak bir mesele ki olsa olsa mizah gazetelerine bir büyük sermaye teşkil edebilir. Ahmet Emin Bey’in bu sahte ciddiyetini gördükçe bunun da yine öyle bir gazeteye sermaye teşkil edeceğine şüphe etmiyoruz. Vakit…

Tanin 5: KUVVET ve SİYASET

Anadolu’ya Yunan kuvvetleri girerek milli varlığımız tehlikede kalınca bütün millet hakikati anladı, bir milli harekât başladı. Bu harekât başlangıçta düzensiz bir şekilde iken gittikçe bir esas çerçevesinde tertip olunarak nihayet bugünkü birlik durumu doğdu. Anadolu milli harekâtı yalnız dış ve iç düşman ile uğraşmak mecburiyetinde değildi. Onun karşılaştığı en büyük tehlike yine bizim kendi içimizden,…

Menemen Vak’ası ve KURBAN KUBİLAY

Devletin ilk ve orta eğitim tezgahında tornadan geçen hafızalara kazınan aynıdır: 23 Aralık 1930 günü Menemen’de, Cumhuriyet devrimlerine karşı Derviş Mehmet önderliğinde ayaklanan gericiler, onları engellemeye çalışan “öğretmen” yedek “subay” Kubilay’ı, başını “kör testere” ile keserek şehit ettiler! Kahrolsun “gerici”ler! Bir asrı devirmek üzere olan “Menemen Vak’ası”nın bütün hikayesi bu dört kelimeye sıkıştırılmıştır: Subay, öğretmen,…