9 Eylül 1922, İzmir’in “KURTULUŞ” Günü’nde…

KURUCU MECLİS NE KONUŞUYORDU? Dokuzuncu ayın dokuzuncu günüdür, sene Rumi 1338, Miladi 1922’dir. “Kurucu Meclis” doksan dokuzuncu toplantısındadır ve gündemi çok doludur, dokuz madde vardır görüşülecek. O gün, “akıncı” süvarileri Darağaç semtinden (bugün Halkapınar ile Alsancak Stadyumu arasında kalan bir bölge) İzmir’e girer. Saat 11.00 civarıdır. Aynı saatlerde,  Eylül başından bu yana, “30 Ağustos Zaferi”nden…

İZMİR’DE 6-7 EYLÜL

6-7 Eylül olaylarının sadece İstanbul’da olduğunu sananlar çoktur. Haksız sayılmazlar. İstanbul Rum, Ermeni ve Yahudilerin, yani cümle “öteki”lerin en kalabalık olduğu şehirdir. Ama, İzmir’de de bu “milli gün”de hareketlenenler, yakıp yıkanlar, çalıp götürenler vardır. Olaylar sırasında birinci sınıfı bitirmiş “tecrübeli” bir ilkokul öğrencisiyim. Önce okulumu anlatayım biraz size: İzmir-Karşıyaka’daki en eski üç ilkokuldan üçünün ortak…

Mekân 3: UTANAN ŞEHİRLER

Şehirde ünlü bir “çukur” var, geçmişin Ermeni mahallrsinde,  Basmane semtinde. Yaz aylarında sivrisinek ve kurbağa deryasıdır. “Güzel İzmir”e yakıştıramaz bu çukuru, haklı olarak yakınır çoğu İzmirli. Evet, “çukur” vardır, ama “Büyük Yangın”dan bu yana “Güzel İzmir” yoktur, kendi gitmiş adı kalmıştır yadigâr… Hafızası silinmiştir bir kere, bilmez ki, İzmir’i güzelleştiren dillerdir, dinlerdir, rengârenk hallerdir. Oysa…

alemdar 13: MUSTAFA KEMAL PAŞA’NIN NUTKU

Bireyler, aynı fikirde birleşmedikçe, haklarını kavramadıkça, kitleler, istenilen tarafa, herkes tarafından iyi ve fena yönlere sevk edilebilir. (Ankara- nutuk- Mustafa Kemal Paşa) Dünkü “Vakit”te Mustafa Kemal Paşa’nın Ankara’da söylediği uzun bir nutuk var. Esasen Ankara’dan aldığımız haberlerde de Heyeti Temsiliye’nin Ankara’ya a dönüşünün ayrıntılarını almıştık. Vakit’in Ankara özel muhabiri biraz daha canını dişine alarak Heyeti…

30 Ağustos “ZAFER” Gününde

KURUCU MECLİS NE KONUŞUYORDU? 30 Ağustos 1922 Çarşamba günü, yani Başkumandanlık Meydan Muharebesii’yle “zafer” kazanıldığı gün “Kurucu Meclis” toplantı halindedir ve gündeminde iki önemli (!) madde vardır. Bunlardan biri; “Memaliki mustahlasadan (kurtarılmış yerlerden) firar veya gaybubet eden (kaçan veya kayıplara karışan) ahalinin emvali menkule (terkedilmiş malları) ve gayrimenkulelerinin (taşınmazlarının) idaresi hakkındaki 20 Nisan 1338 (1922)…

mekân 2: İZMİR’de ÜNİVERSİTE!..

Dünden bugüne şehir, koca kara bir taş üzerinde, görmüş geçirmiş bir binayı taşır gelir, o da kara taştandır.. Hâlâ okul olarak kullanılan binanın geçmişinden yüz seneden beri korkan çoktur! Oysa sorulsa o kara binanın o “korkunç!” geçmişi onun kara taşlarına, o kara taşlar korkmadan, o geçmişin üstünü örtmeden size anlatır… Bir Şehir ki … Meşrutiyet…

26 Ağustos 1922’de BÜYÜK TAARRUZ Başlarken

KURUCU MECLİS NE KONUŞUYORDU?  “Büyük Taarruz” un başladığı Cumartesi günü Meclis’in birinci oturum gündeminde görüşülen önemli bir konu yoktur. Ancak ikinci oturum gizli yapılır ve ilk olarak Genel Kurmay Başkanı Fevzi Paşa’nın telgrafı okunur. Son paragrafın bir cümlesi şöyledir: “… Ordumuzun yüce Allah’ın izniyle Allah’ın yardımlarına dayanarak taarruz ettiğini arz ettim. Bizim taarruzumuzun son derece…

mekân 1: ISPARTALIYANLAR VE KORDON’DAKİ KONAK (*)

Ispartalıyanlar İzmir’in tanınmış ailelerindendir. Bu yazı bu aile ve Kordon’da yaptırdıkları konağın başından geçenler üstünedir. Ispartalıyan konağı bugün “İzmir Atatürk Müzesi” olarak kullanılmaktadır. Önce, önde gelen bireyleri üzerinden aileyi tanıyalım: Ispartalıyan ailesi halı ticaretiyle uğraşır. Özellikle Isparta, Kula, Uşak ve Gördes’te dokuttuğu halıları  Avrupa’ya satar. İşyerleri Zeytun Çarşısı’ndadır (1). Zenginliğin kaynağı ticarettir, ama ünlenmeleri sadece…

alemdar 12: SİYAH GECE

Siyah bir gece… Altımda bir kırık tekne,Başımda bungun, melun bir hayat yine;Verip küreklere hâlâ olanca kuvvetimiYetişmek istiyorum bir güvenli yere. (Tevfik Fikret) Hükümetin ve devletin şu anki görevini Fikret merhumun şu dört mısraı ne güzel tasvir ediyor. Hakikaten siyasi vaziyetimize siyah bir gece kadar tehlikeli, Devleti Aliye şu anki durumunda bir kırık tekne kadar perişan,…

masal 30: NİHAYETSİZ NİHAYET

Eski Zaman’dır, kervancı, sabahın erinde bokböcekleri güneşi doğurmaya sancıları içindeyken yola çıkan, yollar boyu şehri arzulayandır… “Akıl ile masalın ayrıldığı vakit”tir, masallar kaya kovuklarına siner, kervancı her seferinde heybesi masallar ile dolu gelir, usanmaz… Kervancıdır,  yol bilir, yordam bilir, yol sorana yol gösterir: “Var şu dağın ardına, bir kale çıkacak karşına, o görür seni. İşte…