mekân 2: İZMİR’de ÜNİVERSİTE!..

Dünden bugüne şehir, koca kara bir taş üzerinde, görmüş geçirmiş bir binayı taşır gelir, o da kara taştandır.. Hâlâ okul olarak kullanılan binanın geçmişinden yüz seneden beri korkan çoktur! Oysa sorulsa o kara binanın o “korkunç!” geçmişi onun kara taşlarına, o kara taşlar korkmadan, o geçmişin üstünü örtmeden size anlatır… Bir Şehir ki … Meşrutiyet…

26 Ağustos 1922’de BÜYÜK TAARRUZ Başlarken

KURUCU MECLİS NE KONUŞUYORDU?  “Büyük Taarruz” un başladığı Cumartesi günü Meclis’in birinci oturum gündeminde görüşülen önemli bir konu yoktur. Ancak ikinci oturum gizli yapılır ve ilk olarak Genel Kurmay Başkanı Fevzi Paşa’nın telgrafı okunur. Son paragrafın bir cümlesi şöyledir: “… Ordumuzun yüce Allah’ın izniyle Allah’ın yardımlarına dayanarak taarruz ettiğini arz ettim. Bizim taarruzumuzun son derece…

mekân 1: ISPARTALIYANLAR VE KORDON’DAKİ KONAK (*)

Ispartalıyanlar İzmir’in tanınmış ailelerindendir. Bu yazı bu aile ve Kordon’da yaptırdıkları konağın başından geçenler üstünedir. Ispartalıyan konağı bugün “İzmir Atatürk Müzesi” olarak kullanılmaktadır. Önce, önde gelen bireyleri üzerinden aileyi tanıyalım: Ispartalıyan ailesi halı ticaretiyle uğraşır. Özellikle Isparta, Kula, Uşak ve Gördes’te dokuttuğu halıları  Avrupa’ya satar. İşyerleri Zeytun Çarşısı’ndadır (1). Zenginliğin kaynağı ticarettir, ama ünlenmeleri sadece…

alemdar 12: SİYAH GECE

Siyah bir gece… Altımda bir kırık tekne,Başımda bungun, melun bir hayat yine;Verip küreklere hâlâ olanca kuvvetimiYetişmek istiyorum bir güvenli yere. (Tevfik Fikret) Hükümetin ve devletin şu anki görevini Fikret merhumun şu dört mısraı ne güzel tasvir ediyor. Hakikaten siyasi vaziyetimize siyah bir gece kadar tehlikeli, Devleti Aliye şu anki durumunda bir kırık tekne kadar perişan,…

masal 30: NİHAYETSİZ NİHAYET

Eski Zaman’dır, kervancı, sabahın erinde bokböcekleri güneşi doğurmaya sancıları içindeyken yola çıkan, yollar boyu şehri arzulayandır… “Akıl ile masalın ayrıldığı vakit”tir, masallar kaya kovuklarına siner, kervancı her seferinde heybesi masallar ile dolu gelir, usanmaz… Kervancıdır,  yol bilir, yordam bilir, yol sorana yol gösterir: “Var şu dağın ardına, bir kale çıkacak karşına, o görür seni. İşte…

alemdar 11: Bugünün “SÜNGÜ”leri

“Talât”ın bir düsturu vardı: “Bu memlekette muhalife hayat hakkı yoktur!” İttihat ve Terakki bunu büyük bir muvaffakiyetle tatbik etti, on bir sene hiçbir muhalife hayat hakkı vermedi. Azil, tevkif, hapis, sürgün, idam gibi icraat hep bu düstürun duyulması ve tatbikatına aittir. Muhalife hayat hakkı vermemek için erdem ve ilimden, tecrübe ve namustan vatanın bir çok…

masal 29: İME ENA DERVİŞAKİ…

Malûmunuz, evvela Payitaht İstanbul fethedilir, Miladi 31 Mart 1909 diye tarih düşülür… Bu, “Yeni Zaman Yeniçerileri”nin, Selanik İttihatçılarının yani, İstanbul’u “yeniden” fethidir. “Eski Zaman Yeniçerileri” nin şehri fethi Miladi 1453’tür ve resmi defterlere böyle tarih düşülür. Dünyada eşi menendi görülmüş hadise değildir İstanbul’un ikinci defa fethidir ve masallarda “tekrar fetih” denir ve resmi defterlere zinhar…

alemdar 10: Yeni Çevirme Hareketleri

İttihatçıların yeni çevirme hareketlerinin doğal olarak artık herkes farkına varıyor. Bu çevirme hareketlerini; şu kelimeler, şu cümlelerle özetleyelim: “Memleketçilik, mili birlik, dışarıya karşı güçlü bulunmak gereği. Millete dayanan bir hükümet gereksinimi… Yalvardık, rica ettik, çok defalar yazdık. Şimdilik bu gibi anlaşmazlıkları bırakalım. Karşımızda amansız bir kuvvet var. Bizi eziyor, bu gidişle bütün bütün ezecek. Seçimlerden…

masal 28: HÜRRİYET DEVRİDİR ŞİMDİ!

İzmir “muhtar”dır(1) Anlamadım! Peki, ““küstah otonomisi” (2) olan bir şehirdir denilse anlaşılır mı? ..?! “İzmir muhtar bir şehirdir!” Bu dört kelimelik tek cümle, Yeni Zaman’ın pek ileri vakitlerinin lisanıyla ifade edilirse, yani İzmir “özerk” bir şehirdir, denilirse şüphesiz anlaşılır, lâkin hak ettiği mânâyı bulur mu, meçhul... Şaşıran haklıdır, inanılır gibi değildir çünkü bu topraklarda “özerklik”…

alemdar 9: Memleket ve İttihatçılık Tehlikesi Karşısında Muhalefetin Birleşmesi Lâzım-

İstanbul seçimlerinin oluş şekli ve vardığı sonuç esasen iki kere iki dört eder derecesinde delilli ve ispatlı olan bir düşünceyi bir kere daha ve bütün açıklığıyla meydana koydu: Bu memlekette… İttihatçılık olmamıştır; olmadığı gibi senelerden beri yaptığı cinayetlerden ve milletin kaçınılmaz olarak duyduğu tiksintiden de sıkılmayarak, korkmayarak yine sırası düştükçe zehirli dişlerini göstermek, yine bu…