tanin 10: Mutlu Anlaşma

Birkaç gündür devam eden gösterilerden, ihtilâflardan, heyecanlardan, acı sözlerden sonra dünkü barış uyuşma haberleri kulağı pek okşayıcı surette aksediyordu. Şimdiye kadar seçim meselesi münasebetiyle ortaya çıkan ihtilâflardan bahsederken bunların bir takım kötülük isteyenler tarafından yapılan teşvik eseri olacağını söylemiş ve Rum vatandaşlarımızın akıl ve zekâlarına, kavrayışlarına, gerçek menfaatlerini idrak edeceklerine dair itimadımızı açıklamıştık. Bu kanımızda…

TÜRKLEŞTİREMEDİKLERİMİZDEN MİSİNİZ?!

Ermeniler 1915’te tam “temizlenemedi!”. Anadolu’da kimsesiz kalmış bir avuç  Ermeni’yi hall’etmek kolaydı. Ama İstanbul’da hâlâ Ermeniler vardı! Sene 1922. “24 Aralık’ta Pera-Asmalı Mescit’teki Diana Oteli’nde toplanan 40 kadar kişi,” ki bunlar Hıristiyan ve İslâm okul arkadaşlarıdır, “28 Eylül 1919’da kurulmuş olan Garabetyan Mezunlar Cemiyeti(ni), Ermeni-Türk Teâli Cemiyeti’ne”(Ermeni-Türk Yükselme Derneği)dönüştürürler. (1) Cemiyeti kuranlar, Ermenilerin mahrum bırakıldıkları…

tanin 9: TÜRKLERİN ANLAMAYACAĞI BİR MUAMMA

Dünkü İkdam  (1) gazetesi pek tanıdık olduğumuz bir ifade ile Osmanlı basınından bahsetti: “Almanya’nın hatta Avusturya’nın samimiyetini ve anlaşmasını tavsiye etme, değer verme ve yücelte yücelte bitiremiyorlar. Hatta devletimiz için en uygun kurtuluş çaresini o yolda buluyorlar” dedikten sonra İngiltere siyasetine karşı duygularımızın kısa süre içinde güya bu derece değişmiş olmasına hayret ediyor ve yabancı…

YAHUDİLER!.. Tuttuğunuz Yol Çok Yanlıştır!

Size çok samimi hitap ediyorum ki: Yanlış yollarda gidiyorsunuz. Birçok münevverlerinizle temas ettik Kendileri Türklüğü temsilen bizden fazla hararetli taraftar göründükleri halde emirlerine amade bulundurduğumuz sütunlarımıza iki kelime olsun yazmadılar. Anlaşılıyor ki kötü niyet sahiplerinin elinde sürüklenip gidiyorsunuz. Bu memlekette artık cemaat hayatına müsaade edemeyeceğiz. Hepimizin itaat etmesi lâzım gelen Teşkilatı Esasiye Kanunu “Türkiye’de Türkler…

Tanin 8: YAŞASIN ASKER

Dünkü olaylar özetlenmek istenilirse dile gelecek en yalın ifadeler budur: Yaşasın asker! Evet, Osmanlıların namuslu, özgür, anayasal düzenine hizmet eden kahraman ordusu yaşasın. Çünkü bu millet o ordunun gayretli kalbi ve (silinmiş bir kelime) dimağı yaşadıkça yaşayacak, milletin namusu o ordunun mertçe hareketiyle korunacak, ülkenin güvenliği can vermeye her zaman hazır bu kahraman ordunun vücuduyla…

müsavat: ŞAHSİYETLE ONLAR UĞRAŞIR

Birçok kimseler vardır ki, haksız olsalar dahi kendilerini haklı göstermek isterler. Nitekim bazıları hafızalarından şikayetçi olduğu halde aklından şikayet eden bir fert görülmemiştir. Şair boşu boşuna  “Sorsalar mağdurunu gaddar kendini gösterir” dememiştir. Hakkını tanımak ve kötü işlere girişmekle eylediği hatayı anlayarak ahlâkını düzeltmek büyük bir insanlık faziletidir. Ne fayda ki, bu herkes için mümkün değildir.…

tanin 7: RUM BASINI

Rum gazetelerinden Prosodos’un (1) bazı yazılarını izleyerek son inkılâptan sonra kendilerine arkadaşlarıyla halisane surette muamele ettiğimiz, bir gizli fikre kapılmayarak kendilerini dostluk kucağımıza almak istediğimiz Rum vatandaşlarımızın her gün gazetelerde ne gibi bir yasak gıdayı bulmakta olduklarını göstermiştik. Fakat bilemeyiz, bu basına Rum basını demek ne dereceye kadar doğru olabilir. Çünkü Yunan vatandaşlığında bulunan müdürler,…

tanin 6: Osmanlı Unsurlarının Birleşmesi

Rum gazeteleri Genç Türkler’in (1) bütün Osmanlı unsurlarını birleştirerek hepsini Türk yapmak gibi bir fikre bağlandıklarına karar verdikten sonra kendilerinin hiçbir zaman milliyetlerini unutmayacaklarını emin oldular ve ilân ettiler. Bu kesin kanıya ve açıklamaların hiçbir gereği yoktu zannediyoruz. Çünkü Genç Türkler’in hiçbirinde Rum’u, Ermeni’yi, Bulgar’ı Türk yapmak fikri mevcut değildir. Artık yirminci yüzyılda bir topluluğa…

alemdar 31, SON: Muhalefetin Birliği Etrafında

HÂLÂ RENK KÖRLÜĞÜ DEVAM EDİYOR Muhterem Lütfi Fikri Beyefendi (1); evvelki günkü baş makalesinde üç gün evvel yine bu sütunlarda “Muhalefetin Birleşmesi Gereği”ne dair yazmış olduğumuzu konu ediyorlar… Pek ziyade … eylediğimiz bir siyasi şahsiyet sahibi oldukları için düşüncelerini ve inancını sade bir suskunlukla karşılamaya razı olamadık. Esas itibarıyla Lütfi Fikri Bey’in ve bizim düşüncelerimizde,…

alemdar 30: Ne Haldeyiz ve Şimdi Ne ile Meşgulüz?

Dünkü “Yeni Gün” Bizans Hastalığı manşeti altında baş makalesini manşet eylediğimiz bu sözlerle tamamlıyordu! Her şeyden önce bildirmeliyim ki, biz karşı olduklarımızın şahıslarına değil anlayışlarına muhalif bulunuyoruz. Yunus Nadi Bey (1) bu makalesinde o derece kendini zorlayarak anlayışını ortaya koyuyor ki; bunu her satırda, her kelimede görmemek, anlamamak imkânı yok! Aynı zamanda Yunus Nadi Bey…