“BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” (23)

Yüzleşme Yazıları “Kamu yararı, insanların ihanet etmelerini, yalan söylemelerini ve katletmelerini gerektirir!”[1] Yalan “hakikat”e ihanettir. Kurtuluşlar ve zaferler konusunda “kamu yararı” gözetenlerin yazdığı ve söyledikleri “gerçek” ile yetinmek insanları iradeleri dışında “hakikat”e ihanete sürükler. “Kamu yararı” karşısında insan “gerçekçi” olmayı bırakabilmeli, vicdanıyla “geçmişin hakikati” aramaya koyulmalıdır…                                                       **       **       ** 9 Eylül sabahı Ankara hükümeti…

“BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” (22)

Yüzleşme Yazıları “Osmanlı İmparatorluğu savaşın dehşetinden etkilenmeye başlamışken, Smyrna bir barış adası olmaya devam etmekteydi…”[1] Meselâ şehrim yanıp yıkılmadan altı ay önce “barış” ihtimali doğduğundan, yani “felaketten kaçınabilme” imkân ve ihtimalinden söz etmiştim, hatırlarsın sevgili Amin. Kaydetmem gereken bunun kadar önemli bir nokta daha var: “İzmir’in özerkliği.”                                                      **       **       ** Philip Mansel’in, Vangelis Kechiriotis’ten…

“BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” (21)

Yüzleşme Yazıları “Bozgun ve toprak kaybıyla baş etmenin farklı biçimleri olabiliyor. Tarihte pek çok kez sonuç almış askeri seçenek yeğlenebilir ama sınavdan başarıyla çıkmak için başka yollar da benimsenebilir. Önemli olan serinkanlı düşünmek, artıyı eksiyi iyice tartıp biçmek, sonra da en avantajlı doğrultuyu belirleyip kararlılıkla yürümektir.“[1] Altı yüz yıllık “fetihçi” Osmanlı geleneğinde yetişmiş, askeri seçenek…

 “BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” (20)

Yüzleşme Yazıları “Azınlıkların en doğal tepkisi, dar topluluk aidiyetlerini (partikülarizm) beyan edip onun içine kapanmaktır, onu aşmaya çalışmak değil…”[1] Benim şehrimde durum pek öyle değil… Çünkü, Müslüman olmayan her millet paşalar ve beyler için “azınlık”tır, ama “azınlıklar”ın toplamı “Müslümanlar”dan çoktur ve içine kapananlar “hakim millet” Müslümanlardır!                                                     İslâm milletin İzmir’de “azınlık” olma hâli, yani hem “milleti…

“BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” 19

Yüzleşme Yazıları BÜYÜK İZMİR YANGINI ve İZMİR HAFIZASI “Σαν τησ Σμυρνησ το γιαγκινι / Στο ντουνια δεν εχει γινει…  İzmir yangını gibisi görülmedi  dünyada…” sözleriyle başlayan bir ağıt yakıyor şehri yanarken yüreği yanan İzmirli… Ve, modern İzmir, Batılı İzmir, “aydınlanmış” İzmir bu yangında ölen çocuk, kadın ve yaşlı binlerce hemşerisini hiç ama hiç hatırlamıyor, BU…

 “BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” (18)

Yüzleşme Yazıları “Nasıl ki en iyi perdahlanmış demir bile paslanmaya uzak değilse, en medeni imparatorluklar da her zaman barbarlığa aynı ölçüde yakın olacaktır…”[1]                                                      Bir arada yaşama arzusu ve çabasını sadece İzmir’in “Marksist esinli siyasal hareketler”iyle sınırlarsak, Meşrutiyet’in fikir zengini şehri İzmir için eksik kalır, haksızlık olur.                                                   Meselâ, onun yazdıklarını okuyanların kendine göre sıfatlandırması ması ile…

“BİR UYGARLIĞIN BATIŞI”(17)

Yüzleşme Yazıları “Doğduğum bölg enin son yüz yıllık tarihini aklımdan geçirdiğimde, Marksist esinli siyasal hareketlerin Müslümanları, Yahudileri ve çeşitli mezheplerden Hristiyanları bir süreliğine yan yana getirebilen yegâne hareketler olduğunu görüyorum. “S64 Beyrut için dile getirdiğin bu görüşe katılıyorum değerli Maalouf; bir araya getirebilen ve bir araya gelen son yüz yılda İzmir’de de onlardı. Çünkü onlar…

 “BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” (16)

Yüzleşme Yazıları “Kartpostallardan birinde motorların çalıştığı bir fabrikanın önünde bir kervanın gelişi resmedilmiştir ki, Batı kaynaklı modernitenin simgeleriyle Doğu’nun simgesi yük hayvanı arasındaki çelişki, bu şehrin özgün yanını yansıtıyordu.”[1]                                                       **       **       ** Kazancı ve yatırımı artan İzmir 1877’de mendirekli yeni bir rıhtıma kavuşur. Rıhtım yapımı; “Osmanlı tarihindeki en büyük kentsel projeydi. Fikir, Smyrnalı işadamları…

 “BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” (15)

Yüzleşme Yazıları “18.Yüzyılla birlikte talep ve arz ihtiyacını karşılamayı hedefleyen dünya pazarı ilkesi üzerine kurulu entegre dünya ekonomisine kayış başladı. Ekonomik hayatın dünya pazarı dinamikleri doğrultusunda örgütlenmesinin sonucu olarak da Osmanlı İmparatorluğu, özellikle 18.yüzyılın ikinci yarısında, hızlanarak dünya piyasasının içine çekildi.” [1] “Dünya pazarı dinamikleri” bugün dünyayı bir ekolojik yok oluş eşiğine getirdi. Ama 18.yüzyılın…

“BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” (14)

Yüzleşme Yazıları “Karanlık çöküp de dar, düzensiz sokaklardan el ayak çekilince, Türklerin, Rumların ve Ermenilerin dostça bir arada oturduğu büyük bir kahveye sığındık… Yunanca’daki sesli harfler, Rumca’da tuhaf ve yanlış bir şekilde yer değiştiriyordu adeta…”[1] İzmir’de türlü dillerden insanlar gün olur “kavga” eder küsüşür, gün olur barışır, sohbetlerin derinine sarılır sevişir… Hayatın insan hâlidir bu…