“BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” (13)

Yüzleşme Yazıları “Smyrna’da Müslümanlar müzik dinlemek ve camilerdeki yakarışlarına ek olarak Tanrı’dan korunma temin edebilmek için kiliselere girer, hatta mum yakarlardı…”[1]                                                    **       **       ** Yapma be sevgili Maalouf, bu kadar da ileri gitme! “Dinime küfreden bari Müslüman olsa!” dedirtme birilerine…  Müslüman olan hiç kilise kapısından girer mi?                                           Hani önceki mektuplarından birinde “Azınlıklar, çoğunlukla tozlayıcıdır…

“BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” (12)

Yüzleşme Yazıları  “XX.Yüzyılın önemli bir bölümünde hakim olan ve benim de  Beyrut’ta bizzat gördüğüm entelektüel ve kültürel atmosferi de hatırlatmakta yarar var. Örneğin Hartum Üniversitesi’nde… erkek ve kız öğrencileri arasında yaşanmış olabilecek tartışmaları düşünüyorum; bu gençlerin ellerinden düşürmedikleri Gramsci’nin kitaplarını, oynadıkları veya alkışladıkları Bertolt Brecht piyeslerini, Nazım Hikmet veya Paul Eluard şiirlerini,.. tepki verdikleri olayları…

“BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” (11)

Yüzleşme Yazıları  “… Felaket gerçekten cereyan ettiğinde, aslında kaçınılabilir olduğu asla ispat edilemez. İnsan buna bizzat ikna olsa bile. Ben buna ikna oldum…”[1] Ben ikna olmadım sevgili Maalouf! İzmir’de “Büyük Yangın”dan kaçınılabilirdi, 9 Eylül 1922’nin ardından yakılıp yok edilmeyebilirdi şehrim. Bugün, “kaçınılabilir olduğu”nu hiç aklına getiremeyecek; “Ey vatan, gözyaşların dinsin, yetiştik çünkü biz,..” Demekle yeterince…

“BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” (10)

Yüzleşme Yazıları “İstanbul’u, İskenderiye’yi ve Beyrut’u boş ver. Katastrophi öncesi Smyrna dünyanın en kozmopolit kentiydi.”[1] Türk Dil Kurumu “Kozmopolit” karşılığı olarak “Çeşitli uluslardan kimseleri barındıran, içinde bulunduran” açıklamasını yaptıktan sonra, bir de “yerli ve milli” ekleme yapar: “Ulusal özelliklerini yitirmiş kimse…” Ve, bu ülkede yerleşen anlamı da budur “kozmopolit”in. Bu bir “dil mühendisliği” rezilliğidir!   …

“BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” (9)

Yüzleşme Yazıları “Ölçü güllerin belleğiyse, bir bahçıvanın öldüğü asla görülmemiştir.”[1]                                                                                                        Uygarlık güllerinin bahçıvanı öldürüldüğü gün, güllerin belleğinin silindiği gündür sevgili Maalouf! * Bugün Türkiye’nin, İzmir halkının büyük çoğunluğu, yüz yıldır içinde debelendiği ve bir türlü çözemediği sorunlarının “İzmir’in batan uygarlığı”ndan, solan güllerinden kaynaklanmış olabileceğine henüz ihtimal dahi vermiyor.                                                            **       **       **                                                 Bizim “zadegânlarımız”…

“BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” (8)

Yüzleşme Yazıları “Merkezi hükümet, Saray‘ içerdeki potansiyel düşmandan korkuyordu ve sadece birkaç ay önce kıyı şeridini yakan nefret ateşini tekrar alevlendirme konusunda hiç endişelenmiyorlardı. İktidardaki İttihat ve Terakki Partisi Türkiye’nin tüm sıkıntıları için ekonomik olarak başarılı Yunanlıları (Rumları-tu) suçlayan broşürler basmıştı. Yunanistan bizim dinimizin, tarihimizin, onurumuzun, atalarımızın mirasının ve her şeyden fazla bizim varlığımızın düşmanıdır.”…

“BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” (7)

Yüzleşme Yazıları “İzmir, Doğu ile Batı’nın kafa kafaya geldiği yerdi.”[1]  Bir yerlerden duymuşum, “Tarih efsanelerden arındırılmış geçmiştir” diye. Bizim resmi tarihimiz ise tam tersidir. Bir yanında hakikat saklayan efsanelere haksızlık olmasın, ama resmi tarihimiz efsaneler çöplüğüdür, baştan aşağı hakikatsiz “resmi” efsanedir! Galiba yanlış ifade ettim, bizim “resmi tarihimiz” efsaneler efsanesi bir “kutsal metin”dir, “devlet mabedi”nin…

“BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” (6)

Yüzleşme Yazıları  “1912-1922 Döneminde inşa edilen ulus-devlet yapısı… bir entegrasyon yani bütünleşme  … bünyesindeki unsurları büyük ölçüde dönüştürerek kendisini inşa eder.[1]”                                                       **       **       ** Sevgili Maalouf, senin doğup büyüdüğün ülken Lübnan ve doğduğun şehir Beyrut hâlâ çok dilli, çok dinli ve rengârenk… Biliyorum; her dilden, her dinden sapıklar o renkleri karartmayı, “tek dilli, tek…

“BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” (5)

Yüzleşme Yazıları “Müslümanlık Sözleşmesi’yle kurulan yeni devletin liderlik kadrosu, savaşın kazanılmasından sonra sözleşmenin temel ilkesinde bir daraltmaya giderek, sözleşmeyi Türkleştirdi…”[1] Yani, “istiklâl” (Tek İslâm Millet olarak kalmak) için verilen savaş, “kurtuluş” (Tek Türk Ulusu) için verilen savaş olarak adlandırılmaya başlandı. “Milletçi”ler ile “Ulusçu”ların yüz yıllık iktidar savaşıdır bir bakıma yaşadıklarımız…                                                           **       **       ** Cumhuriyet…

“BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” (4)

Yüzleşme Yazıları “Goltz Paşa’nın[1] misyonu eğitim ile sınırlı kalmaz; paşa birçok siyasi ve askeri konularda da… önerilerde bulunur…”[2]                                                       **       **       ** Şehrimin kaderinin değişmeye başladığı yıl 1901’dir desem ne dersin pek değerli Maalouf? Yani İzmir’in ünlü Saat Kulesi’nin yapıldığı yıldır şehrimin “ma’kus[3] talihi”nin zembereğinden boşanmaya koyulduğu yıl... O yıl Osmanlı-Alman dostluğunun armağanı olarak Alman…