GEÇ KALMIŞ BİR DOĞRU TEDBİR ve CEMİYET’in MALLARI (3-son)

Talat Ulusoy

yüzleşme yazıları

Sözü edilen İttihat ve Terakki Cemiyeti mademki bugün meydanda değildir, bunun taşınır ve taşınmaz malları kimindir?..

Bilinir ki, kullanım hakkı bizim medeni hukukumuzda üçe ayrılır; nakliyat, halefiyyeti ihya ve mubahattır. Mesela bir kimse diğer bir insanın mülkünü satın alırsa o malı kendisine intikal eder. İntikal, vasiyet, hibe de böyle…

Bir adamın malının ailesine intikali halefiyyet (birinin yerine/üzerine geçme) yoluyla olur.

Sahipsiz arazilerden bir kısmını ihyada sebep kendine mâl edinmektir. Buna karşılık tüzel kişilerin hukuku, kişilerin hukuku gibi olacağından İttihat saltanatının ölümü üzerine taşınır ve taşınmaz malları hazineye ait olup hazinece el konulması gerekir. Nasıl ki vakfedilen mallar kamunun malıdır, bu da öyledir. Çünkü bütün milletin hakkı vardır.

Teceddüd Fırkası[1] varis (mirasçı) olamaz. Çünkü o sülaleden olmadığını kendisi de söylüyor. Ve madem ki kullanım hakkı ve hakkı temellükte (üstüne alma) sebeplerin devamlılığı gerekir. Ve bugün ise bu sebepler ortadan kalkmıştır. Zira veraset yoktur ki bırakılan malların aynına hak…

View original post 143 kelime daha

GEÇ KALMIŞ BİR DOĞRU TEDBİR ve CEMİYET’in MALLARI (3-son)

yüzleşme yazıları Sözü edilen İttihat ve Terakki Cemiyeti mademki bugün meydanda değildir, bunun taşınır ve taşınmaz malları kimindir?.. Bilinir ki, kullanım hakkı bizim medeni hukukumuzda üçe ayrılır; nakliyat, halefiyyeti ihya ve mubahattır. Mesela bir kimse diğer bir insanın mülkünü satın alırsa o malı kendisine intikal eder. İntikal, vasiyet, hibe de böyle… Bir adamın malının ailesine…

GEÇ KALMIŞ BİR DOĞRU TEDBİR ve CEMİYET’in MALLARI (2)

yüzleşme yazıları Bilinir ki hukukun yorumlanmasında tüzel kişilik (şahsiyet), kişi hakları gibi haklara sahiptir. Yalnız tüzel kişilik, konusuna göre milletleri, bulundukları memleketleri siyaseten, iktisaden, refahın yükselmesinde en yüksek düzeye çıkarır. Mesela resmi işlemler çerçevesinde oluşmuş bir ticari şirketten memleket pek çok yarar görür, hatta sayılarının artması bir millet için, bir vatan için cidden öğünülecek şeydir.…

GEÇ KALMIŞ BİR DOĞRU TEDBİR ve CEMİYET’in MALLARI (1)

Artık gizli bir yanı kalmayan İttihat komitesinin vatan için kara bir tehlike olduğunun doğruluğu anlaşıldı. Zannederiz ki, hâlâ vatanımızda bunların ne derece vatanına karşı, özellikle uğursuz savaş sırasında oynadıkları komedyaları, daha doğrusu vatan ve millete karşı sebep oldukları faciaları anlamış olsun. Bilinir ki, bizde ticaret serbest, bilim ve eğitim, sanat, hakkını savunma, mülkiyet ve kullanım…

Kuruluşla yüzleşmek – MENEMEN ile HELÂLLEŞMEK (8- SON)

Belge 13: Esad efendinin mektubu.  “Mektuplarını aldım. Duygulandım. Cenabı Hak yakın bir zaman için şu ayrılık durumunu kavuşmaya döndürsün. Amin. Eşiniz hanıma ailecek selam yollarım. Pek kuvvetli olan bağlılığı teşekküre değer. Kıskansanız hakkınız vardır. Anlam bakımından beraber olduğu gibi maddeten (dört kelime okunamadı) hazretlerine istirham eylerim. Efradı ailemiz kendilerine selam ediyorlar. Oğlum Ali (okunamadı) dahi…

Kuruluşla yüzleşmek – MENEMEN ile HELÂLLEŞMEK (7)

Belge 8 ve 9 “Mürtecilerin bağlı oldukları tarikat mensupları”: Daktiloda listelenmiş elli isim vardır. İstanbul’dan Bergama’ya, Urfa’dan Adana’ya, Eskişehir’den Kırşehir’e, Manisa’dan Adapazarı’na, Niğde’den Düzce’ye, Polatlı’dan Hendek’e elli insanın; Manisa’dan Menemen’e yola çıkan “Yedi Uyurlar”ın ve köpekleri “Kıtmir”in ülke çapında örgütlülükleri bir ay içinde ortaya çıkarılır! Bunlardan biri, adı “Kadın Efendi” diye geçen kadının yanına; “Vahdettin’in…

Kuruluşla yüzleşmek – MENEMEN ile HELÂLLEŞMEK (6)

Genelkurmay’ın “Kubilay Olayı” hakkında elindeki belgelerin ilgili siteye konulanlarından yola devam edelim. Belge 5: Mürtecilere yardım eden Yunus oğlu Kamil'in ifadesi: Yine el yazısı ile alınan bu ifade, tam manasıyla “kendi ipiyle asılan adam” tragedyasıdır. Tutanakta can alıcı satırlar şöyle: “… Mürtecilerin (gericilerin) talep ettikleri ipi getirmekle maznun (şüpheli) Menemen’in Hamidiye mahallesinden Yanyalı Yusuf oğlu…

Kuruluşla yüzleşmek – MENEMEN ile HELÂLLEŞMEK (5)

Genelkurmay “Kubilay Olayı” hakkında elindeki belgelerden bir kısmını “Menemen Belgeleri” adıyla sitesine koymuş[1]. Bu “belge” diye konulanlar, “Divanı Harp Mahkemesi” yargılamalarının en kuvvetli delilleridir. Sırayla üzerinden geçelim : Belge 1: Yedek Subay Mustafa Kubilay'ın ölümüne ilişkin keşif raporu: Daktilo ile yazılmış 23 Aralık 1930 tarihli Keşif Zabıt Varakası, “kör testere” efsanesinin tersini yazıyor. O satırları…

Kuruluşla yüzleşmek – MENEMEN ile HELÂLLEŞMEK (4)

Hilmi Uran’ın hatıraları, altı ok dışında, “demokrasi” gibi hayati bir ilkeye yer vermeyen; “Herkesi Laik-Türk yapma ülküsü”  ile akılları kilitlenmiş Cumhuriyet kurucularının yanlışta ısrarının zihinsel kaynağına işaret eder: “Emir demiri keser!” Şurası unutulmamalıdır ki, “emir ve kanun demiri keser” zihniyeti yüz yıla yaklaşan ve bugün de hâkim olan yönetytim anlayışınıntemelidir… İnançlar ve kimliklerin emir ve…

Kuruluşla yüzleşmek – MENEMEN ile HELÂLLEŞMEK (3)

Kaymakamlık, valilik, CHP müfettişliği, milletvekilliği yapmış Hilmi Uran “Meşrutiyet, Tek Parti, Çok Parti Hatıralarım, 1908-1950” kitabında şöyle yazar: “Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın teşkili, şüphesiz, parlamento hayatımıza artık bir kendini kontrol etme unsurunun girmesinde bir zaruret belirmiş olduğu fikrinden doğmuştur…” Dikkat! Bir “zorunluluk” doğar ama bu zorunluluk “demokrasi” değil, “kendini kontrol etmek arzusu!”dur. “Demokrasi kavramını kullanmak acaba o…