alaybeyi 9: Taşların Dili

Tarzan, Boncuk ve Kemiksiz... Baharın gelmesiyle, Mayıs sonu gibi, Alaybeyi’ne damlayan üç cambaz bunlar. Bir de “parsa” toplayan bol boyalı sarışın bir kadın var. Tren yolu kenarındaki geniş arsada kuruyorlar yatıp kalktıkları küçük çadırlarını, direklerini dikiyor, iplerini geriyorlar, her akşamüstü başlıyorlar gösteriye. Atlamamalıyım, gösteriden önce palyaço Boncuk konseri (!) var: Oy dingala dingala Kömür de…

masal-17 : HALİFE’ye ÇAN KULESİ…

Çok dinli, çok dilli, üstelik bir de ortak dili olan kökten sürme meşruti şehre, gün gelir bir kule dikilir. Uzak geçmiş, tarih yanlış olmasın, sene Rumi 1317, Miladi 1901 ve aylardan Eylül olmalı… Niye dikilir bu kule? Padişah Abdülhamit’in tahta çıkışının yirmi beşinci senesidir,  şerefine dikilir… Eski Zaman beyleri, paşaları kule ile pek gururlanır. Nasıl…

alaybeyi 6: ALAYBEYİ’NDE ÇARŞI

..... ÇARŞI, YAMANLAR'A KARŞI ..... Vurun bir zahmet Mir’at Sokak boyunca istasyondan denize doğru, yani doğuya, Tersane tarafına, gidin... Mir’at sokağın çeyrek dilimi sağlı sollu dükkânlarıyla mahallenin çarşısıdır. Alaybeyi’nin kalbi der mahalle buraya. Denize yüzünü dönüp gidişte Mir’at’ın ve elbette Çarşı’nın sağ yanını kışları sabah güneşi okşar geçer, akşam güneşi güler geçer. Ama yazları yakar,…