masal 22: MEŞRUTİYET “MASALI”…

Bu “masal” lâfı, resmi defterlere yazılan  “boş sözler” içindir, karışmasın, kaya kovuklarındaki “Saklı Masallar” için değil! “Saklı Masallar”a kıymet vermeyenler, sade resmi defterlerin yazdıklarına inanır ve bu memlekete “meşrutiyet” geldiğine iman eder! Hem de bir değil iki “meşrutiyet” birden çıkıp gelmiştir, sade padişah iradesi ve sade “kılıç zoru” ile!.. Bu memlekete “meşrutiyet” geldiği bir “masal”dır…

alemdar 4: BİZ UNUTSAK CİHAN UNUTMAZ

Milli Birliği Biz de İsteriz Ama! Ateşkesten beri İttihatçıların ağzında bir cümle var: “Birleşelim ve birbirimizin gözünü oymaktan vazgeçelim. Bir birlik oluşturalım. İttihat ve Terakki ülkeyi bu duruma koymadan önce bu türlü düşünmüş olsaydı hiç şüphesiz bu düşüncenin bir çok yankı bulacağına, bir çok muhalifin de (üstünde) olumlu etkisi olacağına şüphe yoktu. Halbuki iş işten…

masal 21: YENİ ZAMAN DERVİŞİ

Tarih, masalları kovulmuş, düzmeceler üstünden “geyikli” bir devlet inşasıdır. Kaya kovuklarında saklı masallarda, tarih değil, sadece senin olan geçmiş vardır. Meselâ geçmişindeki “Üç Meşrutiyet Kahramanı” masalını, “tarih”te okuduğu “Geyik Muhabbeti” kadar bilmez çok insan. Çünkü masal dinlemez, "Bana masal anlatma" der, burun büker. Masalları hep “aksakal”lar anlatmaz;  iki örgülü ak saçıyla, ak yazmanın altındaki nur…

masal 20: BİR ŞEHİR Kİ SUDA YÜRÜR!

Meşrutiyet bayramının ardından, 11 Nisan 1326, Miladi 1910 tarihli, İzmir’in “11 Temmuz” gazetesinde çıkan, Kordon’daki “Sporting Kulüp”te, Namık Kemal’in “Vatan yahut Silistre” piyesi şu haber İzmir’in “geyik muhabbeti”ne neden güldüğünü daha güzel açıklar

Alemdar 1: Aman Dostlar, İş Başına

YÜZLEŞME, geçmişin tek taraflı değil, tüm taraflarıyla hafızaya çağrılmasını gerektirir. Sağlıklı bir değerlendirme için bu zorunludur. İttihat Terakk muhalifi Refii Cevat'ın yazıları bu bakımdan önemlidir. Refii Cevad 1890 Şam doğumludur.. Galatasaray lisesi mezunudur. 1909’da Alemdar gazetesini çıkartır.1914-1918 yılları arasında İttihatçılar tarafından Sinop, Çorum ve Konya’ya sürülür. İttihatçılar ve Ankara aleyhindeki yazılarından dolayı “Yüzellilikler Listesi”ne alınır (1922) ve yurtdışına sürülür, ancak 1938’de “af”la döner. Yeni Sabah ‘tan sonra köşe yazarlığına 1953 itibaren Milliyet’te devam etmiş, 1968de vefat etmiştir.

masal 18: Ha “DELİ”, Ha “VELİ.”

İzmir’de, her millet içinde, Yeni Zaman’ı, değişen dünyayı, hepsinden önemlisi “çok dilli, çok dinli” hayatın maddi ve manevi zenginliğini, renklerini gören, kendi hayatlarına, başkalarından beklemeden meşruti bir düzen getirmek isteyenler çoktur, çoğunluktur. “Kanunu Esasi”, anayasa dedikleri yani, rafa kalktı diye bekleyecek değildir şehir.