“BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” (5)

Yüzleşme Yazıları “Müslümanlık Sözleşmesi’yle kurulan yeni devletin liderlik kadrosu, savaşın kazanılmasından sonra sözleşmenin temel ilkesinde bir daraltmaya giderek, sözleşmeyi Türkleştirdi…”[1] Yani, “istiklâl” (Tek İslâm Millet olarak kalmak) için verilen savaş, “kurtuluş” (Tek Türk Ulusu) için verilen savaş olarak adlandırılmaya başlandı. “Milletçi”ler ile “Ulusçu”ların yüz yıllık iktidar savaşıdır bir bakıma yaşadıklarımız…                                                           **       **       ** Cumhuriyet…

“BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” (4)

Yüzleşme Yazıları “Goltz Paşa’nın[1] misyonu eğitim ile sınırlı kalmaz; paşa birçok siyasi ve askeri konularda da… önerilerde bulunur…”[2]                                                       **       **       ** Şehrimin kaderinin değişmeye başladığı yıl 1901’dir desem ne dersin pek değerli Maalouf? Yani İzmir’in ünlü Saat Kulesi’nin yapıldığı yıldır şehrimin “ma’kus[3] talihi”nin zembereğinden boşanmaya koyulduğu yıl... O yıl Osmanlı-Alman dostluğunun armağanı olarak Alman…

BİR UYGARLIĞIN BATIŞI (3)

Yüzleşme Yazıları “BİR UYGARLIĞIN BATIŞI” (3) “İzmir bir Akdeniz şehridir... Çeşitli istilalara göre oranı değişmekle birlikte, şehrin halkı, antik dönem ve günümüz dahil, tarih boyunca dinsel veya etnik çeşitli topluluklardan oluşmuştur.”[1] Cengiz İlhan.                                                  **       **       ** Değerli Maalouf, okuduğum her bölümden sonra hep kaleme kağıda sarılıp sana mektup yazmak geldiyse de içimden, olmadı, kısmet…

BİR UYGARLIĞIN BATIŞI (2)

Yüzleşme Yazıları “Dünyada başka hiçbir ülkede Doğu ve Batı bu kadar ihtişamlı bir şekilde buluşmamışlardır”[1]                                              **      **       ** Hangi ülkede, hangi ülkenin hangi şehrinde oluyor bu kavuşma değerli Maalouf? “Asya ve Avrupa Smyrna’da buluşur.” [2] Demek ki, benim “adı var kendi yok İzmir”imin, Smyrna’nın, Beyrut ile geçmişte kalmış ortaklığı bu “muhteşem” buluşmadan geliyor...                                             …

BİR UYGARLIĞIN BATIŞI (1)

yüzleşme yazıları “Ölmekte olan bir uygarlığın kucağında sağlıklı bir bebek olarak doğdum…”                                                         **       **       ** Yukarıdaki cümle ile girer söze Amin Maalouf “Uygarlıkların Batışı” [1]adlı kitabında. Okunan kitap insanı sardı mı, okuyup bitirse de ondan kolay ayrılamaz, uzun süre baş başa kalırlar, yeri gelir yazar ile koyu bir sohbete dalarlar. Otuz kadar dizi yazıyla…

1908 MEŞRUTİYETİ-1

yüzleşme yazıları 1908 MEŞRUTİYETİ İtirafı pek acı olmakla beraber yine hakikati söylemeye mecburuz. Bizim çoğunluğu iyiyi kötüden ayırmaktan aciz, gerçek durumdan habersiz halkın kafası bundan on sene önce hürriyet kelimesiyle tanışmıştı.  Fakat hürriyet nedir, nasıl olur, bunun uygulanmasındaki isabet (nasıl) meydana gelir ve görünür olur bunu hakkıyla anlayan pek azdı… Sözde değişimin işleyişi için olanakların…

YİNE MASKELİLER!

yüzleşme yazıları Başlığa bakıp da, karnavallardan bahsedeceğimize ihtimal verilmesin. Karnaval mevsimi senede bir sefer gelir… Bizim bahsetmek istediğimiz maskeliler tam on senenin dört mevsiminin bütün günlerinde vardır. Her yerde görülür, her işte uğursuz yüzlerini gösterirler. İyi niyetle, temiz arzularla, bir vatanperverlik duygusuyla bir işe besmele çekip başlasak mutlaka bu maskeliler gözümüze çarpar. Mehtaplı bir gecede…

GEÇ KALMIŞ BİR DOĞRU TEDBİR ve CEMİYET’in MALLARI (3-son)

yüzleşme yazıları Sözü edilen İttihat ve Terakki Cemiyeti mademki bugün meydanda değildir, bunun taşınır ve taşınmaz malları kimindir?.. Bilinir ki, kullanım hakkı bizim medeni hukukumuzda üçe ayrılır; nakliyat, halefiyyeti ihya ve mubahattır. Mesela bir kimse diğer bir insanın mülkünü satın alırsa o malı kendisine intikal eder. İntikal, vasiyet, hibe de böyle… Bir adamın malının ailesine…

GEÇ KALMIŞ BİR DOĞRU TEDBİR ve CEMİYET’in MALLARI (2)

yüzleşme yazıları Bilinir ki hukukun yorumlanmasında tüzel kişilik (şahsiyet), kişi hakları gibi haklara sahiptir. Yalnız tüzel kişilik, konusuna göre milletleri, bulundukları memleketleri siyaseten, iktisaden, refahın yükselmesinde en yüksek düzeye çıkarır. Mesela resmi işlemler çerçevesinde oluşmuş bir ticari şirketten memleket pek çok yarar görür, hatta sayılarının artması bir millet için, bir vatan için cidden öğünülecek şeydir.…