Alemdar 15: Seçimler Az Çok Yolunda Giderken…

Bizim için muhalefetin birliği de böyledir. Ortada mukaddes bir hedef, yüce bir gaye var. Hedef, on senedir Osmanlı Devleti’ne musallat olan bir haydut çetesinin uzaklaştırmak. Şimdiki halde bundan mukaddes bir gaye tasavvur etmiyoruz. Bu millet, bir kere sinesini bu fertlerden temizlesin. Elinde ne kaldıysa onu olsun eşkıya …dan kurtarabilsin.

Mekan 5: YANGIN ve Bir Okul Hikayesi…

“1922 yılının Eylül ayındaki yangından bahsetmek istiyorum. 1922 yılında bu “bilgi tapınağı” yeniden inşa edilmiş ve tamamlanmış durumda faaliyete geçmeye hazırlanırken, öngörülen tarihten tam 3 ay önce 1922 senesinin Eylül ayında İzmir’in mahvı ve ardından Rumların, atalarının yüzyıllar boyunca yaşadıkları topraklardan zorunlu ve temelli ayrılışı gerçekleşti. İzmir’in en büyük kısmını yakan yangın, sadece Evangeliki Okulu’nun eski binasını değil, aynı zamanda Kütüphaneyi, Arkeoloji Müzesini, Fizyoloji-Antropoloji Müzesini ve her şeyi kül etti…”

YANGIN ve HOŞSOHBET KALAFATÇI

Türkiye silinmiş hafızalar ülkesidir ve burada insana “insan” olarak bakılmaz; “biz” ve “ötekiler” diye bakılır.Cumhuriyet devraldığı “İslam-Türk” İttihatçı bakışını korumakla kalmaz, zenginleştirir. Kabaca üç kol türer bu damardan:Birincisi “modern-laik” kol, “biz Atatürkçüler” ve “öteki”ler anlayışı. İkincisi “muhafazakâr” kol, “biz Müslümanlar” ve “öteki” kâfirler anlayışı.Üçüncüsü “ırkçı-milliyetçi” kol, “biz Türkler” ve “öteki”ler anlayışı.Bu üç farklı “öteki”leştirmede “biz”…

18 Eylül 1922, YANIK İZMİR TÜTERKEN …

“Kurucu Meclis” Ne Konuşur? İzmir için için tütüyor. Yanacak, yakılacak ev ve işyeri kalmadığı için alevler göğe yükselmiyor artık, “Güzel İzmir” tütüyor … 17 Eylül Pazar’dır, toplantı yoktur. “Kurtuluş”tan bir hafta sonrasında. 16 Eylül 1922’de, yangından –habersiz- “Kurucu Meclis”in yüz üçüncü toplantısında yine kanıksanmış “zafer” kutlamaları vardır. Tek tek okunur, epeyi zaman harcanır kutlamalar için.…

Bugün 17 Eylül, İzmir Yanıyor…

İzmir yanarken 16 Eylül günü yayınlanan ve duvarlara asılan ÖRFİ İDARE (sıkıyönetim) bildirisi, gazetelerde de yayınlanır. Aşağıda, İzmir’in AHENK gazetesinden alınan bildirinin tam metni yer alıyor. Bir noktaya dikkatinizi çekmeme izin veriniz: “18-45 Yaşın dışında kalan gerek İzmirli ve gerekse memleket içlerinden gelmiş olan Rum ve Ermeni ailelerinin Türkiye haricine gitmeleri hakkındaki müsaade 30 Eylül 1922 akşamına kadar geçerlidir...” Soru: İzmirli Hıristiyan Rum ve Ermeniler “İzmir’i yakıp kaçtılar” mı, yoksa “kovuldular mı?

Alemdar 14: YENİ MECLİS

Nasıl bir meclis isterdik? Nasıl bir meclis karşısında bulunuyoruz? Dün aylardan beri bir çok dedikodulara sebebiyet veren meclis ile karşı karşıya kaldığımız zaman bu heyetin şu gördüğümüz acayip şekle bürünecek derecelere kadar ileri gideceğine ihtimal vermemiştik. Yeni meclis İttihat ve Terakki zamanında kumanda ile iki yüz elli el birden kalkan meclisin adeta ufak numunesi: Bir…

14 Eylül 1922, YANGIN BÜTÜN HRİSTİYAN MAHALLELERİNİ SARMIŞKEN…

Kurucu Meclis Ne Konuşuyordu? İzmir’de Büyük Yangın’ın ikinci günü. Meclis’in yangından “resmen” hâlâ haberi yok!  27 Ağustos günü Büyük Taarruz’un başladığına dair Başkumandan’ın telgrafı Meclis’e ulaşmış ve okunmuştu, oysa ordu İzmir’e girdiğinden beri Meclis bir satır olsun İzmir’den haber, telgraf almıyor! Haydi haber alamadı diyelim, ama sormuyor, soruşturmuyor, tartışmıyor mebuslar… İzmir cayır cayır yanıyor, yakılıyor,…

13 Eylül 1922, İZMİR YANARKEN…

Kurucu Meclis Ne Konuşuyordu? O gün “Kurucu Meclis”te üç oturum vardır ve ikincisi gizlidir ve bu “gizli” oturum “çok gizli” olmalı ki, tutanakları hâlâ yoktur!!! Aleni (açık) oturumlarda “milli af” , “milli idam!” meseleleri ve mebus “izin”leri görüşülür. Kurtarılan yerler mebuslarından Doktor Mazhar (Germen)Bey (Aydın), Enver (Tekand) Bey (İzmir),  Nazillili Hacı Süleyman Efendi (İzmir), Refik…

Mekân 4: HEYKEL İNKILÂBI…

Çok partili ve fakat “padişahlı saltanat” düzeninden; tek partili ve “Tek Adam”lı Cumhuriyet’e geçilirken başarılanlar arasında “heykel devrimi” sayılmaz. Oysa “harf devrimi” kadar önemlidir. Her iki devrim “hurafe”ye karşı savaşın temelidir. “Allah, ne yerdedir, ne göktedir, mekânı münezzehtedir.” Dindeki bu metafizik tarif “aydınlanma inancı”na uymaz. Dindarlar heykeli “put” olarak görür. “Aydınlanmacı Cumhuriyet” ise “heykel”i sever,…

11 Eylül 1922, Kurtuluştan İki Gün Sonra

KURUCU MECLİS NE KONUŞUYORDU? “Kurucu Meclis”te yüzüncü toplantısı üç oturumludur, ikinci oturum gizlidir. Gizli oturumun gündem maddesi doksan dokuzuncu oturumda yarım kalan “Devlet memurlarından yüzde yirmilerin kesilmemesi” konusudur. “Kurucu Meclis” (BMM) bunu milletin önünde tartışmaktan kaçınır. Sonuçta, asker ve sivil tüm “Memurlardan yüzde yirmi kesinti kaldırılır!” Ordu, el koyup aldığı köylünün hayvanı öldüğü takdirde bedelini…